8 Kasım 2016

DUA SÖZLÜĞÜ






Allah: Varlığı zorunlu olan ve bütün övgülere lâyık olan, yaratan, yapıp eden, ezeli, ebedi olan, eşsiz ortaksız kudret sahibi.
Rahman: Rahmeti sonsuz olan, bağışlayan, esirgeyen.
Rahîm: Rahmet ve merhameti sınırsız olan, bağışlayan, esirgeyen.
Kelime-i Şehadet: Allah,tan başka ilah olmadığına ve Hazreti Muhammed,in O’nun kulu ve elçisi olduğuna şahitlik ederim” anlamındaki, “Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhû ve rasûlühü” ifadesidir. “Allahtan başka ilâh yoktur, Muhammed O’nun elçisidir” anlamındaki “Lailâhe illâllah, Muhammedurresûlullah” ifadesidir.
Besmele: Rahman (Merhametli) ve Rahim (Şefkatli) Allah’ın adıyla.
Eûzu-Besmele: Taşlanarak kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım.
Din: Kuralları Yüce Allah tarafından konulan, peygamberler aracılığı ile insanlara bildirilen, akıl sahibi insanları kendi istekleri ile hayırlı olan şeylere sevk ederek dünya ve ahrette mutluluğa ulaştıran ilâhî bir kânundur.
İslâm: Barış, güvenlik, esenlik, selamet. Teslimiyet. Bütün peygamberlerin tebliğ ettiği özü tevhid olan din.
Müslüman: Allahın varlığına ve birliğine inanan.
Mü’min: İnanan-iman eden, İslam’ın hükümlerini özümseyen, Hz. Muhammed’in (s.a.v) gösterdiği biçimde iman eden.
Münafık: İkiyüzlü. Gerçekte iman etmediği halde iman etmiş gibi görünen kimse.
Müşrik: Ortak koşan, Allah ile beraber başka ilahların da varlığını kabul eden yahut Allah’ı inkâr ederek başka varlıklara ilahlık nispet eden.
Kâfir: Örten. Allah”ın ayetlerini ve gerçeklerin üzerini örten, gizleyen. İnkâr eden kimse. 
Kur’an: Cebrail aracılığıyla bütün insanlara iletilmek üzere indirilen kutsal kitap.
Nebi: Haberci. Allah’ın emirlerini tebliğ eden ve vahyin haberlerini getiren. Peygamber.
Resul: Elçi. Allah’tan kendisine risalet verilerek görevlendirilen.
Sure: Kur’an-ı Kerim’in 114 bölümünden her biri.
Ayet: Delil, belge, işaret. Kur’an-ı Kerim surelerinin içindeki her bir kısım.
Ahiret: Sona gelinmesi. Dünya hayatının tamamlanmasından sonraki ebedi hayat.
Kıble: Kendisine yüz dönülen yön. Namazın yönü.
Kıyam: Ayağa kalkmak, ayakta durmak. Namazın bir parçası.
Rûku: Öne doğru eğilme, tevazu. Namazın bir parçası.
Secde: Yere kapanma, boyun eğme, alnı yere değdirmek, büyük bir tevazu ile eğilmek. Namazın bir parçası.
Ezan: Bildirmek, çağırmak, namaz için davet, çağrı yapmak.
Allâhuekber: Allah en büyüktür, en yücedir.
Essalatü Hayrun Minenevm: Namaz uykudan hayırlıdır. (Sadece sabah ezanında okunur.)
Lâ ilâhe illâllah: Allah’tan başka ilah yoktur.
Teâlâ ve Tekaddes: Allah’ın yüce olduğunun ve noksan sıfatlardan münezzeh olduğunun söylendiği saygı ve hürmet ifadesi.
Celle Celalühu: O’nun şanı yücedir.
Azze ve Celle: O üstün ve yücedir.
Tesbih: Yüceltmek, Allah’ı noksanlıklardan tenzih etmek.
Hazret: Hürmet ve saygı ifadesi.
Mâşâallah: Genellikle beğenilen şeyler karşısında kuvvetin ve kudretin yalnız Allah”tan olduğunun ifade edilmesi.
İnşâallah: Allah dilerse, izin verirse.
Biiznillah: Allah”ın izni ile.
Billâhi: Allah”a yemin ederim manasındaki söz.
Estağfurullah: Genellikle övülme karşısında söylenilen ve Allah’tan hata ve kusurlarımı bağışlamasını dilerim, manasındaki söz.
Fîsebîlillâh: Allah yolunda. Bir işin karşılıksız sadece Allah rızası için yapıldığını ifade eden tabir.
Selamün aleyküm: esenlik üzerinize olsun.
Aleykum selâm: Barış ve esenlik sizin de üzerinize olsun.
Subhânellah: Allah”ı her türlü noksanlık ve kusurdan tenzih etmek, uzak tutmak.
Elhamdulillah: Övgü Allah’a mahsustur.
Subhâne Rabbiyel Azîm: Ululuğun kaynağı Rabbimi yüceltir ve noksanlıklardan tenzih ederim.
SemiAllahu Limen Hamideh: Allah”ın kendisine övgüde bulunan ve yakaran kişinin övgüsünü işiteceği manasındaki ifade.
Rabbenâ Lekel Hamd: Ey Rabbimiz sana övgüler olsun manasındaki dua.
Subhâne Rabbiyel A’lâ: Yüce olan Rabbimi yüceltir ve noksanlıklardan tenzih ederim.
Esselamu Aleykum ve Rahmetullah: Allah’yn selamı ve rahmeti üzerinize olsun manasında namaz bitiminde sağa ve sola verilen selam.
Sadakallahulazim: Allah doğru söyledi.
Hasbunallahu ve ni’mel Vekil: Allah bize yeter. O ne güzel vekildir.
 Ni'mel Mevla ve ni’mel Nasir: O ne güzel dost ne güzel yardımcıdır.
Aleyissalatü vesselam: Peygamberlerin isimleri söylendiğinde, üzerlerine dua ve selam olsun manasında kullanılan saygı ifadesi.
Rahmetullahi Aleyh: Allah ona rahmet eylesin manasındaki dua.
Âmin: Olsun, kabul et manasında dua sonlarında söylenen söz.
Beytullah: Allah’ın evi. Kabe.
Caiz: Uygun olan. Yapılmasında din açıdan bir sakınca bulunmayan.
Cami: Toplanılan yer. İbadethane.
Ecir: Karşılık, Yapılan hayırlı işler karşılığında hem bu dünyada hem de ahirette alınabilecek mükâfat.
Emri bil marûf ve nehyi anil münker: Uygun olanın emredilip uygunsuz olandan alıkonulması. İyiliğin emredilip, teşvik edilip, kötülüğe mani olunması.
İbadet: Kulluk, itaat, boyun eğmek, içten bağlanmak, tevazu göstermek. Kulluk görevlerinin yerine getirilmesi.
İhlas: Saf, katıksız. Gönülden Allah”a iman etme hali.
İlah: Öz Türkçe karşılığı Tanrı.
İnfak: Malın elden çıkarılarak sarf edilmesi. Allah yolunda maddi her türlü harcama.
İrşad: Doğru yolu gösterip aydınlatmak.
İsraf: Gereksiz harcama yapmak. Gerçek ihtiyacı aşan tüketim. sonu. Kalkmak, dirilmek.
Kurban: Kendisiyle Allah”a yaklaşılan şey.
Maruf: Uygun olan.
Mescid: Secde edilen yer. İbadethane.
Mucize: İnsanları aciz bırakan şey. Ayet, delil.
Mukaddes: Kutsal, mübarek, kutlu.
Musibet: Bir kimseye çeşitli felaketlerin isabet etmesi.
Muttaki: Korkan, sakınan, takva sahibi.
Muhkem: Anlamı apaçık ve net olan.
Müteşabih: Benzeşmeli anlatım. Muhkemin zıttı
Mübarek: Kutlu, temiz, bereketli.
Mücrim: Suçlu, günahkâr.
Münker: Uygunsuz olan.
Niyâz: Dua etmek.
Risalet: Elçilik. Allah tarafından insanlara iletilmek üzere peygamberlere gelen vahiy.
Sadaka: Doğrulamak. Allah’a olan bağlılığın ve sadakatin bir ifadesi olarak ihtiyaç sahiplerinin maddi olarak gözetilmesi.
Mubah: uygun olan iş, söz ve davranışlardır.
Sünnet: Yol, yöntem, tarz.
Şehadet: Tanık olmak.
Şirk: Ortak koşmak. Allah’a ortak koşmak demektir. Allah’tan başka ilah edinmek veya O”ndan başkasına ibadet etmek.
Şükür: Tüm nimetleri Allah”ın vermiş olduğunu bilip her türlü durum ve şartta Allah”a karşı yerine getirilen teşekkür ifadesidir.
Takva: Nefsi her türlü isyan ve bozulma hallerinden korumak. Allah’ın emir ve yasaklarına karşı gelmekten, kötü lüklerden, günah ve haramlardan sakınmak.
Tebliğ: Ulaştırmak, iletmek, götürmek, anlatmak.
Tekbir: Büyükleme, yüceltme.
Tevbe: Günah ve isyanı terk etmek, hatalardan dönmek, tekrarlamaktan vazgeçmek.
Tevekkül: Yalnız Allah’a güvenip dayanmak. Her işin sonucunu Allah’a bırakma.
Tevhid: Hiçbir benzer, ortak koşmaksızın Allah’ın birliğine gönülden iman etmek. din etrafında toplanmak.
Vahiy: Allah’ın emir ve buyruklarını insanlara iletilmek üzere peygamberlerine göndermesi.
Veli: Dost, koruyucu, yardımcı.
Vesvese: Fısıltı, gizli ses.
Zan: Kesin bilgiye dayanmayan şey.
Zekat: Kötülük ve pislikten arınıp temizlenmek için ihtiyaç sahiplerine verilen mali değer.
Zikir: Hatırlamak, anmak.



Bu yazı, dini sözlük, dini sözlük türkçe, islami terimler sözlüğü, namazda kullanılan terimler, dua terimleri, dualar sözlüğü, dini kavramlar sözlüğü, dini terimler ve anlamları, dini terimler sözlük ile ilgilidir.

0 YORUM:

Yorum Gönderme