9 Mart 2017

EL- KAHHAR DUASI VE ZİKRİ

EL- KAHHAR DUASI VE ZİKRİ

Zalimlerin kahrı için günde 306 kez çekilen bu zikir daha çok düşmanı helak etmek niyetiyle çekilir.
Tavsiye edilen Dua veya Zikir şekli;
"يَا قهار يَااللّٰهُ"
“Yâ Kahhâr Yâ Allah”
şeklindedir.
Ya Kahhar ismini her gün okuyanın gönlünde dünya sevgisi kalmaz. Düşmanlarını bu zikirle yenilgiye uğratır. Çeken kişi şehvet ve hırstan kurtulur.
EL- KAHHAR;

Her istediğini istediği anda yapmaya muktedir olan, yenilmeyen, daima galip gelen manalarına gelmektedir.

Allah’ın her şeye, her istediğini yapacak surette galip ve hâkim olması, en zorlu zalimleri bile O’na boyun eğmek mecburiyetinde oldukları, hükmün dışına çıkamayacağı anlamına gelen ismidir.
Kul, Rabbinin her şeye galip ve hâkim olduğunu, ahrette sadece O’na hesap vereceğini, yarattıklarından hiç birinin, O’nun hükmünün dışına çıkamayacağını bilmeli, O’na ortak koşmaktan sakınmalıdır..
Kur’an’da yer alış biçimi açısından bakıldığında hiçbir yerde tek başına müstakil olarak gelmemiş, geldiği her yerde vâhid ismiyle birlikte elvâhidülkahhâr ( الواحد القهار ) şeklinde gelmiştir. Marife olarak gelmiştir. 


Kur'anda "KAHHÂR"Şeklinde Geçen Yerler


1–Yusuf Suresi : 12/38-39-40 

وَاتَّبَعْتُ مِلَّةَ اٰبَٓاء۪ٓي اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَۜ مَا كَانَ لَـنَٓا اَنْ نُشْرِكَ بِاللّٰهِ مِنْ شَيْءٍۜ ذٰلِكَ مِنْ فَضْلِ اللّٰهِ عَلَيْنَا وَعَلَى النَّاسِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَشْكُرُونَ ﴿٣٨﴾
يَا صَاحِبَيِ السِّجْنِ ءَاَرْبَابٌ مُتَفَرِّقُونَ خَيْرٌ اَمِ اللّٰهُ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُۜ ﴿٣٩﴾
مَا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِه۪ٓ اِلَّٓا اَسْمَٓاءً سَمَّيْتُمُوهَٓا اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ۬كُمْ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ بِهَا مِنْ سُلْطَانٍۜ اِنِ الْحُكْمُ اِلَّا لِلّٰهِۜ اَمَرَ اَلَّا تَعْبُدُٓوا اِلَّٓا اِيَّاهُۜ ذٰلِكَ الدّ۪ينُ الْقَيِّمُ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ ﴿٤٠﴾
“Atalarım İbrahim, İshak ve Yakub’un dinine uydum. Bizim herhangi bir şeyi Allah’a (c.c) ortak koşmaya hakkımız yoktur. Bu (tevhid) bize ve bütün insanlara Allah’ın (c.c) bir lütfudur, ama insanların çoğu şükretmezler. Ey benim zindan arkadaşlarım (düşünün bir kere) çeşitli tanrılar mı iyi yoksa her şeyi (hükmü altında tutan) kahredici tek Allah (c.c) mı? Siz O’nu bırakıp ancak sizin ve atarlınızın taktığı bir takım (anlamsız boş) isimlere tapıyorsunuz. Allah (c.c) onlar(ın gerçekliği) hakkında hiçbir delil indirmemiş (onlara güç vermemiş) tir. Hüküm yalnız Allah’ındır (c.c). O yalnız kendisine tapmanızı emretmiştir işte doğru din budur. Ama insanların çoğu bilmezler.”
 2–Ra’d Suresi 13/15 -16 
وَلِلّٰهِ يَسْجُدُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ طَوْعاً وَكَرْهاً وَظِلَالُهُمْ بِالْغُدُوِّ وَالْاٰصَالِ ﴿١٥﴾ 
قُلْ مَنْ رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ قُلِ اللّٰهُۜ قُلْ اَفَاتَّخَذْتُمْ مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَ لَا يَمْلِكُونَ لِاَنْفُسِهِمْ نَفْعاً وَلَا ضَراًّۜ قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الْاَعْمٰى وَالْبَص۪يرُۙ اَمْ هَلْ تَسْتَوِي الظُّلُمَاتُ وَالنُّورُۚ اَمْ جَعَلُوا لِلّٰهِ شُرَكَٓاءَ خَلَقُوا كَخَلْقِه۪ فَتَشَابَهَ الْخَلْقُ عَلَيْهِمْۜ قُلِ اللّٰهُ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍ وَهُوَ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ ﴿١٦﴾ 
“Göklerde ve yerde olanların hepsi ister istemez Allah’a (c.c) secde ederler. Gölgeleri de sabah akşam (uzayıp kısalarak O’na secde etmektedirler) De ki : Göklerin ve yerin Rabbı kim? De ki : Allah (c.c). O halde O’ndan başka kendilerine dahi bir fayda ve zarar veremeyen veliler mi edindiniz? De ki: Körle gören, yahut karanlıklarla nur bir olur mu? Yoksa Allah’a (c.c) O’nun yarattığı gibi yaratan ortaklar mı buldular da (ikisinin) yaratılma(sı) birbirine benzer mi göründü? Deki her şeyin yaratıcısı Allah’tır (c.c). O tektir kahreden (her şeye üstün gelen)dir."
3–İbrahim Suresi : 14/46-47-48-49-50-51 
“Onlar tuzaklarını kurdular. Oysa tuzakları dağları yerinde kaldıracak (cinsten) olsa bile onların tuzakları Allah’ın (c.c) yanındaydı. (Allah (c.c) onların tuzaklarını bozar cezalarını verirdi). Sakın Allah’ı (c.c) elçilerine verdiği sözden cayar sanma. Çünkü Allah (c.c) daima üstündür( aziz), öc alandır. O gün yer başka yere, gökler de (başka göklere) değiştirilir. Bütün insanlar tek ve kahredici Allah’ın (c.c) huzurunda durur. Ve o gün suçluları birbirine yaklaştırarak (veya elleri ayaklarına yaklaştırılarak) zincirlere vurulmuş görürsün. Gömlekleri katrandandır, yüzlerini de ateş kaplamaktadır. Allah (c.c) her nefsi kazandığıyla cezalandırmak için (böyle yapar). Şüphesiz ki Allah (c.c) hesabı çabuk görendir."
4–Sad Suresi ; 38/65-66 
“De ki : Ben ancak bir uyarıcıyım. Tek ve (her şeyi) kahreden Allah’tan başka tanrı yoktur. O göklerin yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbi’dir, daima üstündür (aziz) çok bağışlayandır (Gaffâr)."
5–Zümer Suresi ; 39/4-5-6-7 “Eğer Allah (c.c) çocuk edinmek isteseydi yarattıklarından dilediğini seçerdi. O (bundan münezzehtir) yücedir. O tek ve kahredici Allah’tır (c.c). Gökleri ve yeri hak ile yarattı. Geceyi gündüzün üzerine doluyor, gündüzü de gecenin üzerine doluyor. Güneşi ve ayı buyruğu altına aldı. Her biri belli bir süreye kadar akıp gitmektedir. İyi bil ki o aziz ve çok bağışlayandır. Sizi bir ek candan yarattı, sonra ondan eşini meydan getirdi ve sizin için davarlardan sekiz çift indirdi. (Deve, öküz, koyun, keçi). Sizi annelerinizin karınlarında üç karanlık içinde yaratmadan yaratmaya (nutfeden alakaya, alakadan et giydirilmiş kemiklere) geçirerek yaratmaktadır. İşte Rabbiniz  Allah (c.c) budur. Mülk onundur. O’ndan başka tanrı yoktur. Nasıl (Ona kulluktan şirke) çevriliyorsunuz? Eğer nankörlük ederseniz şüphesiz Allah (c.c) sizin imanınıza muhtaç değildir. Fakat kulları için küfre razı olmaz. Ve eğer şükrederseniz sizin için on arazı olur. Hiçbir günahkâr diğerinin günahını çekmez. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir, O size yaptıklarınızı haber verir. Çünkü o göğüslerin özünü bilir."
6-Gâfir (mümin) Suresi; 40 / 15-16-17-18-19-20“O dereceleri yükselten, arşın sahibi, emrinden olan ruhu, kullarından dilediğine indirir ki buluşma gününe karşı (insanlar) uyansın. O gün onlar ortaya çıkarlar. Onlardan hiçbir şey Allah’a (c.c) gizli kalmaz. (Ve sorulur onlara) Bugün mülk kimindir? Tek ve kahredici olan Allah’ın (c.c). Bugün her can kazandığıyla cezalanır. Bugün zulüm yoktur. Allah (c.c) hesabı çabuk görendir. Onları yaklaşan güne karşı uyar. Zira (o gün) yürekler (korkudan adeta yerinden sökülüp) gırtlaklara dayanmıştır (kederlerini) yutkunur dururlar. Zalimlerin ne bir dostu, ne de sözü tutulur bir aracıları yoktur. (Allah) gözlerin hain (bakışlar)ını ve göğüslerin gizlediği düşünceleri bilir. Allah (c.c) adaletle hükmeder. O’ndan başka çağrıldıkları (tanrılar) ise hiçbir şeye hükmedemezler. Çünkü işiten, gören yalnız Allah’tır (c.c). (Putlar ne işitir, ne de görürler. İşitmeyen, görmeyen nasıl hüküm verebilir?)"

Kur'anda "KÂHÎR" Şeklinde Geçen Ayetler

1–En’am Suresi 6/60-61-62-63-64-65-66-67 “O’dur ki geceleyin sizi öldürür (gibi uyutur), gündüzün ne işlediğinizi bilir, sonra belirlenmiş süre geçirilip tamamlansın diye gündüzün sizi diriltir. Sonra dönüşünüz O’nadır, sonra yaptıklarınızı size haber verecektir. O kullarının üstünde tek hâkimdir. Size koruyucu (melek)ler gönderir, nihayet birinize ölüm gelince elçilerimiz onun canını alırlar, onlar (bu hususta) hiç geri kalmazlar. Sonra o (can)lar gerçek tanrı olan Allah’a (c.c) döndü(rülüp götü)rülürler. Doğrusu hüküm, yalnız O’nundur. O hesap görenlerin en çabuğudur. De ki : Gizli ve açık olarak bizi bundan (bu güç durumdan) kurtarırsa elbette şükredenlerden olacağız” diye O’na yalvarıp yakardığınız zaman karanın ve denizin karanlıklarından kim kurtarıyor?  De ki : Ondan ve bütün sıkıntılardan sizi Allah (c.c) kurtarıyor sonra siz yine O’na ortak koşuyorsunuz. De ki : O sizin üzerinize üstünüzden yahut ayaklarınızın altından bir azap göndermeğe, ya da sizi parti parti birbirinize düşürüp kiminize kiminizin hıncını, tattırmaya kaâdirdir.” Bak anlasınlar diye âyetleri nasıl açıklıyoruz. O (Kur’an) gerçek iken kavmin onu yalanladı. De ki :Ben size vekil değilim. Her haberin gerçekleşeceği bir zaman vardır. Yakında bilirsiniz."
2–En’am Suresi 6/17-18  “Allah (c.c) sana bir zarar dokundursa onu yine kendisinden başka açacak yoktur. Ve eğer sana bir hayır dokundursa şüphesiz  o her şeyi yapabilendir. O kullarının üstünde tam hâkimdir (onları, istediği gibi yönetir). O her şeyi  yerli yerince yapan (hakim) (her şeyi) haber alandır. (habîr)"
Bütün bu kullanımlar Mekke’de inen sure ve âyetlerde göze çarpmaktadır.
Bütün bu âyetlerde ortaya çıkan gerçek Allah’ın (c.c) hakimiyet ve kudrette kullarına galip olduğu, onları, isteseler de istemeseler de kendi irade ettiği istikamete yönelttiği ve kendi istediği gibi yönettiğidir.




Bu yazı; dualar, esmaül hüsna anlamları ve sırları, el kahhar anlamı, kahhar ismi ile beddua etmek, ya kahhar sırları, ya kahhar etkisi, ya kahhar büyüsü, ya kahhar kaç defa okunur ile ilgilidir.