13 Nisan 2017

BEN ORUÇLUYUM

Ben Oruçluyum

Ramazan ayının rahmet, bereket, huzur, mağfiret ve duygu yüklü havasını teneffüs etmekteyiz. Ramazan ayı, hikmet dolu sahurlarıyla, şükür ve paylaşımın zirveye ulaştığı iftar sofralarıyla, ibadetin coşkuya dönüştüğü teravihleriyle hayatımıza ayrı bir güzellik katmaktadır. Bunların içinde orucun, şüphesiz ayrı bir yeri vardır.
Oruç, insanı gayri meşru istek ve arzularına esir olmaktan koruyan bir kalkandır. Ayeti Kerimede Yüce Rabbimiz;

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ
"Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı."  (Bakara; 183) 
buyurmakla,  hem orucun farz kılınmış bir ibadet olduğuna hem de onunla gerçekleştirilmek istenen hedefe işaret edilmektedir ki bu da kötülük ve günahlardan uzak durmaktır.
Oruç, ahlâkımızı güzelleştirir. Oruç, bize daima Allah'ı hatırlatır, sorumluluk duygusunu geliştirir. Kalbimizi kötü duygu ve düşüncelerden temizler, başkalarına fenalık yapmaktan korur. Nitekim Sevgili Peygamberimiz (SAV);
"Oruç bir kalkandır. Sizden biriniz oruçlu olduğu bir günde kötü söz söylemesin, münakaşa etmesin. O'na birisi sataşır veya kötü söz söylerse "Ben oruçluyum" desin”[Buhari, Savm 2]  buyurmaktadır.
Oruç, merhamet ve yardım duygularını geliştirir. Oruç tutan kişi açlığın ne olduğunu bilir ve yoksulların sıkıntılarını yüreğinde daha iyi hisseder ve ihtiyaç sahiplerine yardım elini uzatır.
Oruç, insana sabırlı olmayı öğretir. Oruç tutmakla, belirli bir zaman yeme, içme arzusuna karşı koyan insan, hayatta karşısına çıkabilecek güçlüklere de kolaylıkla sabreder, acılara ve sıkıntılara dayanır, iradesi güç kazanır.
Oruç, insana verilen nimetlere şükretmeyi öğretir. İnsan elinde olan nimetlerin kadrini kıymetini ancak kaybedince, elinden çıkınca anlar. Oruç tutmakla bir süre nimetlerden uzak kalan insan, bu nimetlerin değerini anlar ve sahip olduklarına şükreder.
Oruç, insanı kötülüklerden uzaklaştırır. Oruç tutmak yalan ve dedikodu gibi kötü huyları da terk etmeyi gerektirir. Aksi halde kulun oruçtan alacağı manevi bir kazanç olmayacağını Efendimizin şu hadisinden öğrenmekteyiz;
“Oruçlu kimse, yalan sözü ve yalanla amel etmeyi terk etmezse, onun yemesini içmesini terk etmesine, Allah'ın ihtiyacı yoktur.”[Buhari, Savm 8]
Tuttuğumuz oruçların karşılığını tam olarak alabilmek için dilimizi yalandan, elimizi haramdan, midemizi haram lokmadan, gözlerimizi harama bakmaktan, kulaklarımızı yalan ve dedikodu dinlemekten, ayaklarımızı kötü işler peşinde koşmaktan uzak tutmalıyız. Aksi halde orucumuzdan sadece geriye açlık ve susuzluk kalacaktır.
Hutbemizi Sevgili Peygamber efendimizin bir müjdesi ile bitirelim;
“Kim inanarak ve sevabını sadece Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa önceki günahları affedilir.”[Buhârî, Savm 6
Rabbim hepimize tuttuğumuz oruçlarımız sebebiyle affedilen kullarından olmayı nasip eylesin.

 Oruçla İlgili Diğer Ayetler

اَيَّاماً مَعْدُودَاتٍۜ فَمَنْ كَانَ مِنْكُمْ مَر۪يضاً اَوْ عَلٰى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَۜ وَعَلَى الَّذ۪ينَ يُط۪يقُونَهُ فِدْيَةٌ طَعَامُ مِسْك۪ينٍۜ فَمَنْ تَطَوَّعَ خَيْراً فَهُوَ خَيْرٌ لَهُۜ وَاَنْ تَصُومُوا خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ
"Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir. Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır."  (Bakara; 184) 
شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذ۪ٓي اُنْزِلَ ف۪يهِ الْقُرْاٰنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدٰى وَالْفُرْقَانِۚ فَمَنْ شَهِدَ مِنْكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُۜ وَمَنْ كَانَ مَر۪يضاً اَوْ عَلٰى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَۜ يُر۪يدُ اللّٰهُ بِكُمُ الْيُسْرَ وَلَا يُر۪يدُ بِكُمُ الْعُسْرَۘ وَلِتُكْمِلُوا الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُوا اللّٰهَ عَلٰى مَا هَدٰيكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
"(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah'ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir."  (Bakara; 185) 
Not: Bu yazı hazırlanırken Diyanet İşleri Türk İslam Birliği yayınlarından faydalanılmıştır.

Bu yazı,  cuma, cuma hutbesi, ramazan orucu, oruçla ilgili ayetler kısa, oruçla ilgili ayetler ve anlamları, oruçla ilgili hadis, oruçla ilgili hadisler ve ayetler, oruçla ilgili hutbe, oruçla ilgili kavramlar ile ilgilidir.

0 YORUM:

Yorum Gönderme