13 Nisan 2017

BİRLİKTE YAŞAMA VE HOŞGÖRÜ

Birlikte Yaşama ve Hoşgörü

Hoşgörü, İslam ahlakının özüdür. Hoşgörü; hiç kimseyi ayıplamamak, kırıcı ve aşağılayıcı olmamak, affedici olmak, farklı inanç ve görüşleri müsamaha ile karşılamak demektir. İnsanlar arasında sevgiyi çoğaltan, kin ve nefreti ortadan kaldıran hoşgörü erdeminin en güzel örnekleri, Kur'an'da;

وَاِنَّكَ لَعَلٰى خُلُقٍ عَظ۪يمٍ

"Sen elbette üstün bir ahlâka sahipsin." [Kalem,4]
şeklinde övgüyle bahsedilen Peygamber Efendimiz (SAV)’in hayatında görülmektedir.
Kendisine Sevgili Peygamberimizin ahlâkı sorulan Hz. Aişe (r.a) O’nu şöyle anlatmıştır:
“O, çirkin söz ve davranışlarda bulunmaz, çarşı pazarda insanlarla münakaşaya girmez, kötülüğe kötülükle karşılık vermez, bilakis bağışlayıcı ve hoşgörülü davranırdı.”[Tirmizî, Birr, 69]
Hoşgörü ortamının oluşması için insanların birbirini sevmesi gerekir. Çünkü hoşgörüyü besleyen sevgidir. Sevginin olduğu yerde hoşgörü, sevgisizliğin olduğu yerde ise tahammülsüzlük vardır.
Bu prensip Sevgili Peygamberimiz (SAV) tarafından; 
“Hoş gör ki, hoş görülesin.”[İbn Hanbel, I, 249
şeklinde özetlenmiştir. Aksi hâlde kendimize yapılmasını istemediğimiz davranışları başkalarına yaparak insanlardan hoşgörü bekleyemeyiz. Çünkü tek taraflı olarak hoşgörü beklemek, bu erdemi suistimal etmek ve bencilce davranmak demektir.

İslam’ın hoşgörü anlayışı, sadece Müslümanları değil, bütün insanları kucaklayacak genişliktedir. Çünkü inanç ve ibadet özgürlüğü insanların vazgeçilmez temel haklarındandır. Bu haklara saygı göstermek herkesin görevidir.
Hoşgörü, kişinin her türlü haksızlığa ötekileştirme ve ayrımcılığa boyun eğmesi ve rıza göstermesi değildir. Bilakis farklı düşüncelere, farklı kimliklere ve farklı inançlara anlayış ve saygıyla bakabilme; bu farklılıklarla birlikte bir arada huzur içinde yaşama gayreti ve kararlılığı göstermektir.
Çünkü mukaddes Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de;
“Göklerin ve yerin yaratılması, dillerinizin ve renklerinizin farklı olması da O’nun varlığının ve kudretinin delillerindendir. Şüphesiz bunda bilenler için elbette ibretler vardır.”[Rûm, 30/22
buyrulduğu gibi insanların farklı dil ve renklerde yaratılmaları Allah'ın ayetlerindendir.
Hoşgörü, huzurlu bir toplum hayatının vazgeçilmez unsurlarından biridir. Aynı toplum içinde yaşayan insanların birbirlerine karşı her zaman sevgi, saygı, hoşgörü ve müsamaha prensibine göre hareket etmeleri önemlidir.
Bu nedenle İslâm'ın en güzel erdemlerinden biri olan hoşgörüye; ailede, mahallede, sokakta, okulda, sosyal medyada ve iş yerinde kısaca insanlarla iletişim kurulan her ortamda ihtiyaç vardır. Bu ihtiyaç, özellikle sosyal medya dilinde kendini daha çok hissettirmektedir. Çünkü sosyal medya yoluyla bilinçsizce yapılan paylaşımlar hoşgörü ortamına zarar vermektedir. Buna herkesin dikkat etmesi önemlidir.
Yunus Emre'nin “Yaratılanı hoş gör, Yaratan'dan ötürü” sözü davranışlarımızın temel ilkesi olması temennisiyle, günümüzde yaşamış Bilge Müslüman Aliya İzzetbegoviç'in günümüzü anlatan birkaç sözünü sizlere ithaf ediyorum. 
Vicdan özgürlüğü ve hoşgörü meselesi ahlaki bir sorundur ve her insan, bu iki zıt hükümden hangisinin taraftarı olduğunun cevabını kendi ruhu içinde aramak zorundadır. / Aliya İzzetbegoviç
İyi insan olmadan iyi Müslüman olamayız. / Aliya İzzetbegoviç
İslam en iyi ama biz, en iyiler değiliz. / Aliya İzzetbegoviç
Hedefimiz, Müslümanların İslamlaşması; Sloganımız, İnanmak ve mücadele etmek. / Aliya İzzetbegoviç
Biz de zalimlerden olursak, zulme karşı savaşmamızın bir anlamı kalmaz. Kitab'a uyacağız. / Aliya İzzetbegoviç
Din ahlaktır; onu hayata geçirmek ise terbiyedir. / Aliya İzzetbegoviç
Sloganımız şu: Kendinden olanı sev, ötekine saygı göster. / Aliya İzzetbegoviç

Not: Bu yazı hazırlanırken Diyanet İşleri Türk İslam Birliği yayınlarından faydalanılmıştır.

Bu yazı, cuma, cuma hutbesi, cuma mesajları, özlü cuma sözleri, hoşgörü, hoşgörü nedir kısaca, hoşgörü ve empati, islamda hoşgörü ile ilgili ayet ve hadisler, islamda hoşgörü hutbe vaaz ile ilgilidir.

0 YORUM:

Yorum Gönderme