3 Nisan 2017

NURU MUHAMMEDİNİN DOĞUMU

MEVLİD KANDİLİ
“İ’lem eyyühe’l-a­ziz!
Şu gördüğün büyük âleme büyük bir kitap nazarıyla ba­kılırsa, nur-u Muhammedî (asm) o kitabın kâtibinin kaleminin mürekkebidir.” (Said Nursî)
“Ya Âmine!.. Bil ki, sen, âlemlerin hayrına hamilesin.” 
Demişti bir zât rüyasında. O zaman­lar daha hamileliğinin altıncı ayındaydı. Üstelik rüyasındaki mübarek zât, çocuğuna koyması gereken ismi dahi söylemişti; Muhammed…

Hz. Amine’nin dilinden doğum ânı

Ve aylar geçti. Yıl 571, Rebiül-evvel ayının 12. pazartesi günü; Doğum ânı gelip çattı.
Kâinâtın alkışladığı O kudsî ânı yeryüzünün en değerli annesi, Hz. Âmine’den dinliyoruz:
“Doğum zamanı geldi.
Kayınbabam Abdûl­muttâlib, Kabe’yi tavafa gitmişti.
Evdeydim. Birden kulağıma müthiş bir ses geldi.
Çok kork­muştum.
Bir de ne göreyim; Bir beyaz kuş ya­nıma geldi ve kanadıyla arkamı sıvadı.
O andan itibaren bende korku adına hiçbir şey kalmadı.
 Daha sonra beyaz bir kâse içinde şerbet sundu­lar.
Ben kâsedeki şerbeti içer içmez beni bir nur sardı.
Ve oğlum dünyaya geldi.”
Hz. Amine’nin yanında hazır bulunan, do­ğum anına şahit olan Safiyye Hatun’un rivaye­tiyle, Efendimiz (asm) doğduğunda ağzından şu kelimeler dökülmüştü;
“Ümmetî, Ümmetî…”

Bu yazı, önemli gün, rebiülevvel ayı, peygamberimizin doğumu, peygamber efendimizin doğumu nasıl olmuştur, peygamberimizin doğumu kısaca, peygamberimizin annesi, ümmeti ümmeti diye ağlayan ile ilgilidir.

0 YORUM:

Yorum Gönderme