13 Nisan 2017

ÖRNEK BİR KUL HZ. İBRAHİM

ÖRNEK BİR KUL HZ. İBRAHİM

Kur'an-ı Kerim’in anlatımına göre Hz. İbrâhim, hak dine yönelip Allah'a kulluk eden, bütün güzel sıfatları kendinde toplayan bir önder; 

اِنَّ اِبْرٰه۪يمَ كَانَ اُمَّةً قَانِتاً لِلّٰهِ حَن۪يفاًۜ وَلَمْ يَكُ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۙ

"Kuşkusuz İbrâhim, bir tevhid önderi olarak Allah’a gönülden itaat eden iyilik rehberiydi, müşriklerden de değildi."  (Nahl; 120) 

شَاكِراً لِاَنْعُمِهِۜ اِجْتَبٰيهُ وَهَدٰيهُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ

"Allah’ın nimetlerine şükrederdi; Allah onu seçkin kılmış, doğru yola yöneltmişti."  (Nahl; 121) 

وَاٰتَيْنَاهُ فِي الدُّنْيَا حَسَنَةًۜ وَاِنَّهُ فِي الْاٰخِرَةِ لَمِنَ الصَّالِح۪ينَۜ

"Biz İbrâhim’e bu dünyada iyilik verdik; kuşkusuz o, âhirette de sâlihlerden olacaktır."  (Nahl; 122) 
Rabbinin nimetlerine her zaman şükreden iyi bir kuldur. Kendisine bu dünyada nice güzellikler ve yüce bir makam verilmiş, âhirette ise salih kullar sınıfına dâhil edilmiştir.
Hz. İbrahim (a.s) denince akla tevhid gelir. O’nun tevhid arayışı gelir. Hz. İbrahim denince akla bir ve tek olan yaratıcıyı arama gelir. Hz. İbrahim denince akla teslimiyet ve sadakat gelir. O, ciğerparesi oğlu İsmail ile zorlu bir imtihana tabi tutulmuş; Allah’a bağlılığı ve teslimiyeti sayesinde bu ağır sınavdan başarı ile çıkmıştır.
Hz. İbrahim (a.s) kendinden sonra gelen Peygamberlerin de atasıdır. Hz. İsmail ile Hz. İshak’ın babası, Hz. Yakup’un dedesidir.
Hz. İbrahim (a.s), Halilullah, yani Allah dostu olarak anılma bahtiyarlığına erişmiş bir peygamberdir. Ayrıca kendisinden sonra gelen bütün inananlara önder olarak sunulmuş örnek bir şahsiyettir.
Hz. İbrâhim'in bu örnekliği Kur'an'da şöyle ifade edilmiştir: 

قَدْ كَانَتْ لَكُمْ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ ف۪ٓي اِبْرٰه۪يمَ وَالَّذ۪ينَ مَعَهُۚ اِذْ قَالُوا لِقَوْمِهِمْ اِنَّا بُرَءٰٓؤُ۬ا مِنْكُمْ وَمِمَّا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۘ   كَفَرْنَا بِكُمْ وَبَدَا بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةُ وَالْبَغْضَٓاءُ اَبَداً حَتّٰى تُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ وَحْدَهُٓ اِلَّا قَوْلَ اِبْرٰه۪يمَ لِاَب۪يهِ لَاَسْتَغْفِرَنَّ لَكَ وَمَٓا اَمْلِكُ لَكَ مِنَ اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍۜ رَبَّـنَا عَلَيْكَ تَوَكَّلْنَا وَاِلَيْكَ اَنَبْنَا وَاِلَيْكَ الْمَص۪يرُ

"İbrâhim’de ve ona uyanlarda size güzel bir örneklik vardır; onlar kavimlerine şöyle demişlerdi: Bilin ki bizim sizinle ve Allah’ı bırakıp da taptıklarınızla bir ilişiğimiz yoktur. Sizi (ve değerlerinizi) reddediyoruz. Sizinle bizim aramızda, siz bir tek Allah’a iman edinceye kadar sürüp gidecek bir düşmanlık ve nefret açıkça ortaya çıkmıştır. Ancak İbrâhim’in, babasına "Hiç şüphen olmasın bağışlanman için dua edeceğim, ama Allah’tan sana geleceklere karşı yapabileceğim bir şey de yoktur" demesi başka. Rabbimiz! Sadece sana dayanıp güvendik, sana yöneldik; dönüş de ancak sanadır."  (Mümtehine; 4) 
Hz. İbrahim (a.s) son derece ağır başlı, insanlara karşı yumuşak huylu, misafirperver ve dürüst idi. Bütün bu özelliklerinden dolayı Allah Teâlâ onu kendine “dost” edinmiştir. Cenâb-ı Allah ile Hz. İbrâhim arasındaki bu dostluk ilişkisi;
“Allah Teâlâ İbrâhim'i nasıl dost edindiyse beni de öyle dost edinmiştir.”[İbn Mâce, Sünnet, 11]
buyuran Allah Resûlü için de ölçü olmuştur.
Bugün, bizlere düşen Hz. İbrahim gibi bir tevhid ve vahdet anlayışına, kulluk bilincine, misafirperverliğine ve diğer güzel vasıflarına sahip olmaktır.
Hutbemizi Kur’an-ı Kerim’in bize bildirdiği İbrahim (a.s)’ın dilinden şu dua ile bitirelim:

وَاِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ رَبِّ اجْعَلْ هٰذَا الْبَلَدَ اٰمِناً وَاجْنُبْن۪ي وَبَنِيَّ اَنْ نَعْبُدَ الْاَصْنَامَۜ

"İbrâhim şöyle dua etmişti: "Rabbim! Bu şehri güvenli kıl, beni ve çocuklarımı putlara tapmaktan uzak tut!"  (İbrâhîm; 35) 

رَبِّ اِنَّهُنَّ اَضْلَلْنَ كَث۪يراً مِنَ النَّاسِۚ فَمَنْ تَبِعَن۪ي فَاِنَّهُ مِنّ۪يۚ وَمَنْ عَصَان۪ي فَاِنَّكَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ

"Rabbim! Putlar insanlardan birçoğunun sapmasına sebep oldu. Bundan böyle kim bana uyarsa o bendendir; kim de bana karşı gelirse artık sen çok bağışlayan, pek esirgeyensin."  (İbrâhîm; 36) 

رَبَّـنَٓا اِنّ۪ٓي اَسْكَنْتُ مِنْ ذُرِّيَّت۪ي بِوَادٍ غَيْرِ ذ۪ي زَرْعٍ عِنْدَ بَيْتِكَ الْمُحَرَّمِۙ رَبَّـنَا لِيُق۪يمُوا الصَّلٰوةَ فَاجْعَلْ اَفْـِٔدَةً مِنَ النَّاسِ تَهْو۪ٓي اِلَيْهِمْ وَارْزُقْهُمْ مِنَ الثَّمَرَاتِ لَعَلَّهُمْ يَشْكُرُونَ

"Ey rabbimiz! Ben zürriyetimden bir kısmını, senin kutsal evinin (Kâbe) yanında tarıma elverişli olmayan bir vadiye yerleştirdim. Bunu yaptım ki rabbim, namazı kılsınlar! İnsanların gönüllerini onlara meylettir ve çeşitli ürünlerden onlara rızık ver ki şükretsinler!"  (İbrâhîm; 37) 

رَبَّـنَٓا اِنَّكَ تَعْلَمُ مَا نُخْف۪ي وَمَا نُعْلِنُۜ وَمَا يَخْفٰى عَلَى اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍ فِي الْاَرْضِ وَلَا فِي السَّمَٓاءِ

"Rabbimiz! Şüphesiz ki sen gizlediğimizi de açıkladığımızı da bilirsin. Yerde ve gökte hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz."  (İbrâhîm; 38) 

اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي وَهَبَ ل۪ي عَلَى الْكِبَرِ اِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَۜ اِنَّ رَبّ۪ي لَسَم۪يعُ الدُّعَٓاءِ

"Yaşlılığıma rağmen bana İsmâil’i ve İshak’ı armağan eden Allah’a hamdolsun! Şüphesiz rabbim duaları kabul edendir."  (İbrâhîm; 39) 

رَبِّ اجْعَلْن۪ي مُق۪يمَ الصَّلٰوةِ وَمِنْ ذُرِّيَّت۪يۗ رَبَّـنَا وَتَقَبَّلْ دُعَٓاءِ

"Rabbim! Beni ve soyumdan gelecek olanları namazı devamlı kılanlardan eyle; rabbimiz, duamı kabul et!"  (İbrâhîm; 40) 
Cumanız mübarek, dua ve ibadetleriniz makbul olsun.

Not: Bu yazı hazırlanırken Diyanet İşleri Türk İslam Birliği yayınlarından faydalanılmıştır.
Bu yazı, cuma, cuma hutbesi, Anlamlı Cuma Mesajı, hz İbrahim, hz İbrahim ile ilgili ayetler, hz İbrahim duası, hz ibrahim duası ve anlamı, hz ibrahim duası arapça, hz. ibrahim hakkında kısa bilgi ile ilgilidir.

0 YORUM:

Yorum Gönderme