3 Nisan 2017

ALTIN SALAVAT

ALTIN SALAVAT

Ebû Mes'ud el Bedrî (ra) anlatıyor:

"Biz Sa'd İbnu Ubâde'nin meclisinde otururken Resûlullah (SAV) yanımıza geldi. Kendisine, Beşîr İbnu Sa'd: "Ey Allah'ın Resûlü! Bize Allah Teâla Hazretleri, sana salât okumamızı emretti. Sana nasıl salât okuyabiliriz?" diye sordu. 

Efendimiz şu cevabı verdi:

اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ،

 وَعَلى آلِ مُحَمَّدٍ،

 كَمَا صَلَّيْتَ عَلى إبْرَاهِيمَ،

 وَبَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ،

 وَعَلى آلِ مُحَمَّدٍ،

 كَمَا بَارَكْتَ عَلَى آلِ اِبْرَاهِيمَ إنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ،

"Şöyle söyleyin:"Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âl-i Muhammed, kemâ salleyte alâ İbrahîme ve bârik alâ Muhammedin ve alâ âl-i Muhammedin kemâ bârekte alâ âl-i İbrahime inneke hamîdun mecîd. 

MANASI:

Allah'ım! Muhammed'e ve Muhammed'in âline rahmet kıl, tıpkı İbrahim'e rahmet kıldığın gibi. Muhammed'i ve Muhammed'in âlini mübârek kıl. Tıpkı İbrahim'in âlini mübârek kıldığın gibi."
 [Müslim,Salât 65, (405)

Altın Salavat;


“Sen salâvatı kendine, o Rahmeten lil-âlemîn’e ulaşmak için vesile yap ve o zâtı da rahmet-i Rahman'a vesile ittihaz et.”Bediüzzaman Said Nursî (Lem’alar)

Sultan III. Osman’ın padişah olduğu dönem­lerdi. 

Halkından bir tüccar iflas etmiş, tüm ma­lını kaybetmişti. Ailesiyle beraber ortada kalan tüccar kimseden yardım alamamış, tüm kapılar yüzüne kapanmıştı.
Tüccar böyle zor durumda, borç içinde kıvra­nırken bir gece rüyasında Peygamber Efendimizi (SAV) gördü. Hemen huzuruna vardı ve ona hali­ni anlatarak yardım istedi. Peygamber Efendimiz (asm):
“III. Osman’ın sadrazamlarından olan Heki­moğlu Ali Paşa’ya git. Ona benden selam götür. Sana 100 altın versin.” dedi.
Adam:
“Ya Rasûlallah, ben sizin bu dediklerinizi ya­parım; fakat Ali Paşa bana inanmaz.” O zaman Hz. Peygamber (asm) şöyle buyur­du:

“İnanması için sana bir belge vereceğim.

Ali Paşa her gece bana 100 salâvat-ı şerife okurdu. Fakat geçen Perşembe okumadı. Bunu ona söy­lersen sana inanır.”
Ve adam heyecanla uyandı. Sabırsızlıkla sa­bah olmasını bekledi ve güneş doğar doğmaz Ali Paşa’nın yanına gitti. Paşaya rüyasını anlattı. Ali Paşa inanmak istemedi:
“Demek Peygamber sana 100 altın vermemi istiyor. Sen kendi menfaatin için Peygamberi kullanmaya utanmıyor musun?”
Adam bunun üzerine belgeyi öne sürdü:
“Ben sizin bana inanmayacağınızı O’na (asm) söyledim. O da bana bir belge verdi. Siz her gece O’na (asm) salâvatı getirirken geçtiğimiz Per­şembe günü getirmemişsiniz.”
Ali Paşa durdu, düşündü. Hakikaten o gün salâvatı getirmeyi unutmuştu. Tekrar adama dö­nerek:

“Sana Hz. Peygamber tam olarak ne söyledi? 

Aynen tekrarla.” dedi. Adam tekrarladı:
“Ali Paşa’ya benim selamımı söyle sana 100 altın versin.”
Ali Paşa:
“Bir daha tekrarla.”dedi.
Adam yine tekrar etti. Ali Paşa yine tekrar et­mesini istedi. Bu şekilde adama yedi defa tekrar ettirdi.
Adam artık altından ümidini kesmiş, paşanın kendisiyle alay ettiğini düşünüyordu. Fakat Ali Paşa son cümlesiyle adamı hayrette bıraktı:
“Sana Peygamber Efendimizin (asm) her se­lamı için 100 altın vereceğim. Yedi defa tekrarlattım 700 altın eder!” dedi ve adama yedi yüz altın verdi.

Bu yazı, dualar, salavat duasının önemi, altın salavat, salavatı azam duası, salavatı azam duası arapça, salavatı iksiri azam türkçesi, salavatı azam arapça, salavatı şerif okunuşu, salavatı şerife duası ile ilgilidir.

0 YORUM:

Yorum Gönder