3 Nisan 2017

ÜMMETİN VALİDESİ HZ. AİŞE (RA)

Hz. Aişe (ra) Kimdir?

Peygamberimizin(SAV) mübârek zevcelerinden. İsmi Aişe binti Ebû Bekir’dir. Yani Ebû Bekir (ra)’ın kızıdır. Annesi Ümmü Ruman binti Âmir İbni Uveymir’dir. Künyesi Ümmü Abdullah, lakabı Sıddîka, ünvanı Ümm-ül Mü’minîn'dir. Hazreti Âişe’nin çocuğu yoktu. Bunun için künyesi de yoktu. Araplarda künyeye çok ehemmiyet verilirdi. Bunun için Hazreti Aişe üzülürdü. Bir gün Hazreti Peygambere bunu arz etmiş ve Peygamberimiz(SAV) de;
“Sen yeğenin Abdullah bin Zübeyr’i kendine evlâd edinirsin, Onun ismine izafeten de künye alırsın.” Bundan sonra Hazreti Aişe yeğeni Abdullah bin Zübeyr’e izafeten Ebû Abdullah diye künyelendi.
Hazreti Aişe, Hicret’ten sekiz sene önce(M. 614) Mekke-i Mükerreme’de doğdu. 57 yaşında Miladi 676 senesinin Ramazan ayının 17. Salı günü Medine-i Münevvere’de vefât etti. Namazını Medine vâlisi olan Ebû Hureyre (ra) kıldırdı. Vasiyyeti üzerine geceleyin Bâki’ Kabristanına defn edildi.
Hazreti Aişe vâlidemiz küçük yaşta iken okuma yazma öğrenmiş olup, çok zekî ve kabiliyetli idi. Her bir hâdise üzerine hemen bir şiir söylemesi onun zekâsına bir delîldir. Öğrendiği ve ezberlediği bir şeyi katiyyen unutmazdı. Çok akıllı, zekî, âlime, edibe ve afife ve sâliha idi. Hâfızası pek kuvvetli olduğu için, Eshâb-ı Kiram, birçok şeyleri ondan sorup öğrenirdi. Âyet-i kerîme ile medh edildi.
Resûlullah ( aleyhisselâm ) ikinci defa olarak, ellibeş yaşında iken, Ebû Bekir’in ( radıyallahü anh ) kızı; Aişe ( radıyallahü anha ) ile evlendi. Bunu, Hadîce-i kübrânın vefâtından bir yıl sonra, Allahü teâlânın emri ile nikâh eylemişti. Ölünceye kadar, sekiz sene onunla yaşadı.

İkinci rüyası! Resulallahın…

Melek, aynı mânâ için ikinci kez gönderiliyordu rüyasına resullah'ın; bembeyaz, sütbeyaz ipekleri uzatıyordu Allah Resulü’ne (SAV). “Bu, senindir” diyordu. Mübarek elleriyle ipekleri aralayan Peygamber, “Hz. Âişe” diyordu. İlk rüyasındaki zümrüt yeşili ipekler, sütbeyaz olmuştu ve Hümeyra’sı sütbeyaz ipek tüllerin arasından gülümsüyordu bu defa.
İşte bu rüya Hz. Âişe’ye (ra) verilen ilmin en büyük müjdecisiydi. Süt, rüya tabirinde ilimle karşılık buluyordu. Bu rüyayla; 
Sütbeyazı ipekler, duvak olarak konuvermişti sanki Hz. Âişe’ye (ra) ve ilmin tacını takıvermişti aslında başına.
Ve üç rüya ile müjdelenen evlilik günü gelecekti… İlginçtir ki, Hz. Âişe (ra) kapıdan içeriye yeni giriyorken süt ikram edecekti Allah Resulü (SAV) ona. Süt hem düşsel hakikatiyle, hem de kendi maddesiyle ilimdi ve ilk günün ikramıydı Hz. Âişe’ye (ra). Tüm müjdeler aslında, küçüklüğünden beri ilmen hızla ilerleyen, Hz. Âişe’den (ra) haber veriyordu.

İlim örneği Hz. Âişenin(ra) Küçüklüğü…

Küçüklüğünde de son derece meraklı olması ile bilinirdi Hz. Âişe (ra). Nitekim Bediüzzaman’ın da dediği gibi “merak ilmin hocası” olmuştu. En ince ayrıntıları merak eder, öğrenmek isterdi. Bu merak onu ilimde hayli ilerletiyordu. O zamanlar, büyükler onlardan bir iş yapmalarını istediklerinde “unutmayasın” deyip önce hafifçe kulaklarının uçlarını çeker sonra da kalplerinin üzerine pıt pıt vuruverirlerdi. Hz. Âişe (ra) bunu da merak edecek ve unutmamanın iki yolu olduğunu öğrenecekti, birincisinin işitmek, ikinci ve asıl önemli olan ise kalbe nakşetmek. Bu küçük alışkanlığın sırrını da böylece öğrenecekti küçük Âişe. O, “Soran bir dil ve kavrayan bir kalple” edinecekti ilmi. Büyükleri, en başta da babası Hz. Ebu Bekir (ra) onu hep destekleyecekti. Daha o yaşlarda tarih ve şiire merakı vardı. En uzun şiirleri ezbere bilir ve söylerdi. Hafızası da oldukça kuvvetliydi ama en önemlisi ilme duyduğu sevdaydı, aşktı.

İlim Örneği Hz. Âişe

Bu arzusu evlendiğinde de devam edecekti tabiî. Hatta devam etmekten öteye varıp kat kat artacaktı. Çünkü “Ey insanlar, yeryüzünden kaldırılıp alınmazdan evvel ilmi edinin” diyen Resulallah (SAV), Hz. Âişe’nin (ra) ilim edinmesini çok önemsiyordu. O da, en güzel ilmi, en sevilen öğretmenden öğrenecekti. Bediüzzaman’ın, ilimlerin esası, ilimlerin şahı ve padişahı diye adlandırdığı ilmi öğrenecekti hem de, îmân ilmini…
Küçüklüğünden itibaren ilimle beslenen Hz. Âişe (ra), ilmini sevgililer sevgilisinin yanında bereketlendirecek ve O’nun (SAV) vefatından sonra da dikkatle izlediği her hareketini, özenle dinlediği, sorularla kavradığı her sözünü, biz çocuklarına aktaracaktı. Çünkü o ümmetin validesiydi. Allah ondan ebeden razı olsun ve biz çocuklarına da onlar gibi yaşayabilmeyi ve Allah rızasını kazanabilmeyi nasip etsin, âmin.

Hz. Âişe,

Sıddık’ın kızı,Ahmed’in Hümeyra’sı.

Hz. Âişe,

Üç rüya ile verilen müjde,Ve karşılanan süt ile.

Hz. Âişe,

Hem hayret hem merak,Yarışır Allah Resulü ile koşarak.

Hz. Âişe,

Şahidi Mekke’nin, Medine’nin.Şahidi, hem hicretin hem hasretin.Ve şahidi; Bedir’in, Uhud’un, Hendek’in, Hayber’in.

Hz. Âişe,

Meleğin selam verdiği kadın,Yoldaşı Resulallah’ın.

Hz. Âişe,

Sevgilisi en Sevgili’nin.
Validesi tüm ümmetin.

Bu yazı, sözler, hz aişe, hz aişe hayatı kısa, hz aişe ve hz muhammed evliliği, hz aişe ve ilim, hz aişe validemiz, ümmül müminin, hz aişe hadis, hz aişe annemizin çocuğu, hz aişe annemizin çocuğu oldumu ile ilgilidir. 

0 YORUM:

Yorum Gönder