13 Nisan 2017

YETİMİ VE YOKSULU GÖZETMEK

Yetimi ve Yoksulu Gözetmek, İhlaslı Olmak  

Her gün namazlarımızda okuduğumuz bazı sureler vardır. Bunlardan birisi de Maun Suresidir.
Yüce Rabbimiz bu surede şöyle buyurmaktadır:

اَرَاَيْتَ الَّذ۪ي يُكَذِّبُ بِالدّ۪ينِۜ

"Gördün mü dini yalan sayanı?"  (Maûn; 1) 

فَذٰلِكَ الَّذ۪ي يَدُعُّ الْيَت۪يمَۙ

"İşte odur yetimi itip kakan;"  (Maûn; 2) 

وَلَا يَحُضُّ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۜ

"Ve yoksula yedirmeyi özendirmeyen!"  (Maûn; 3) 

فَوَيْلٌ لِلْمُصَلّ۪ينَۙ

"Vay haline o namaz kılanların ki,"  (Maûn; 4) 

اَلَّذ۪ينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَۙ

"Onlar namazlarının özünden uzaktırlar."  (Maûn; 5) 

اَلَّذ۪ينَ هُمْ يُرَٓاؤُ۫نَۙ

"Onlar halka gösteriş yaparlar."  (Maûn; 6) 

وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ

"Hayra da engel olurlar."  (Maûn; 7)
Bu sure-i celile'de başta müşriklerden ve onların özelliklerinden bahsedilirken, surenin devamında ise münafıklara ve onlara has özelliklere temas edilmektedir.
Nitekim İslam’ın ilk dönemlerinde Mekke’deki müşrikler kimsesiz ve yardıma muhtaç durumda bulunan yetimleri küçümseyerek onları dışlıyor, yoksullara yardım etmedikleri gibi başkalarının da yardım etmesini engelliyorlardı.
Medine’deki münafıklar ise namazları ihlas ve samimiyetle değilde gösteriş için, başka gayeler için kılıyorlardı. Sadece insanların yanında namaz kılarlar, yalnız kaldıklarında ise namazı terk ederlerdi.
İslam’da asıl olan iman ve ihlastır. Nitekim ibadetlerimizde iman ve ihlas, tevhid ilkesinin ibadetteki yansımasıdır. Zira Allah;
Ancak samimiyetle sadece kendisi için ve rızası gözetilerek yapılan ameli kabul eder.[N3142 Nesai, Cihad, 24 (Hadislerle İslam)‎] 
Müslüman, çevresine duyarsız kalamaz, yetimi ve yoksulu itip kakamaz. Kişisel yarar gözetmeksizin başkasına faydalı olmaya çalışarak toplumsal dayanışmanın oluşmasına ve sürdürülmesine büyük önem verir.
Namazında ve diğer ibadetlerinde gafil olmaz. Gösteriş ve riyadan uzak durur.Yalnız başına dahi olsa kendisini her daim gözeten bir Rabbinin olduğunu bilir.

لَنْ تَنَالُوا الْبِرَّ حَتّٰى تُنْفِقُوا مِمَّا تُحِبُّونَۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ شَيْءٍ فَاِنَّ اللّٰهَ بِه۪ عَل۪يمٌ

"Allah yolunda sevdiğiniz şeylerden harcamadıkça iyiliğe asla eremezsiniz. Ne harcarsanız Allah onu hakkıyla bilir."  (Âl-i İmrân; 92) 
Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz bilinciyle sosyal dayanışma ve yardımlaşmayı hayatının temel ilkesi haline getirir.
Dinin insanlığa yönelik en büyük hedefi insanlar arasında sevgi ve dayanışmayı, paylaşmayı sağlamak, mutlulukların paylaşıldığı gibi sıkıntıların da paylaşıldığı bir insanlık bilinci oluşturmaktır. Bu bakımdan Maun suresinde bir taraftan Allah'a karşı gerçek anlamda kulluk görevlerini yerine getirmeyenler eleştirilirken diğer taraftan da gerçek dindarları yetim ve yoksullara yardım etmeye özendirmekte; ihtiyaç sahiplerine yardım konusunda başkalarını teşvik etmenin gereği vurgulanmaktadır.
Sonuç olarak gerçek kurtuluşa ermek için gösterişten uzak, iman ve ihlas ile hem Allah'a hem de insanlara karşı görevlerini yerine getiren bir Müslüman profiline ihtiyacımız var.
Hutbemizi Peygamber Efendimiz (SAV)’in bir duası ile bitirelim.
“Allahım! Senden hidâyet, takvâ, iffet ve gönül zenginliği isterim.”[Müslim, Zikir, 72‎]

Not: Bu yazı hazırlanırken Diyanet İşleri Türk İslam Birliği yayınlarından faydalanılmıştır.

Bu yazı, cuma, cuma hutbesi, anlamlı cuma mesajları, yetimin ahı, yetimin duası, yetimin bedduası, yetimi ve yoksulu doyur, ihlaslı olmak, yetimle ilgili hadis, yetimlerle ilgili ayetler, yetimlerle ilgili sözler ile ilgilidir.

0 YORUM:

Yorum Gönderme