10 Temmuz 2017

GANDHİ KİMDİR? KISACA


(1869- 1948)

Gandhi Kimdir?

Mahatma Gandi (Mohandas Karamçand Gandi), 2 Ekim 1869’da Porbandar’da dünyaya gelmiştir. Babası Karamçand Gandi, Porbandar’ın başveziri, annesi Putlibai babasının dördüncü eşi ve dindar bir Hinduydu. Doğuştan ‘çalışanlar’ kastına mensup olan Gandi, etyemezlik, canlılara zarar vermeme, kişisel arınma için oruç tutma ve farklı kast üyeleri arasında karşılıklı tolerans gibi öğretileri benimsemiştir.

Gandi,13 yaşındayken ailesinin isteği üzerine 13 yaşındaki Kasturba Makhanji ile evlenmiştir. Bu evlilikten Harilal, Manilal, Ramdas, Devdas adlarında dört çocuğu dünyaya gelmiştir. Ailesi avukat olmasını istediği için Bhaunagar’da bulunan Samaldas Koleji’ne devam etmiş, 4 Eylül 1888’de hukuk okumak için University College Londan’a girmiştir. Londra’da geçirdiği zaman içinde et, alkol ve seksten uzak duracağına dair annesine söz veren Gandi,daha sonrasında körü körüne bu inanca bağlanmayı reddetmiş, etyemezlik üzerine yazılar okuyarak bu inanışı entelektüel boyutta benimsemiştir.Ve hatta etyemezler Derneği’ne katılarak yönetim kuruluna seçilmiş ve bir şubesini kurmuştur. Londra’da eğitim hayatını tamamlayan Gandi, İngiltere ve Galler barosuna girdikten sonra Hindistan’a dönmüş; fakat burada avukatlık yaparken başarılı olamamıştır.Bir süre lise öğretmenliği yapmış ve Rajkot’a geri dönerek arzuhalcilik yapmaya başlamıştır. Bir Britanya subayı ile anlaşmazlığa düşünce bu işine de son vererek Güney Afrika’nın Natal Eyaleti’ne yerleşerek burada işe başlamıştır.

Gandi, Güney Afrika’da Hintlilere uygulanan ırkçılığa maruz kalmış ve bu ırkçılığın doğurduğu sosyal eşitsizlik ve haksızlıklar Gandi’nin sosyal eylemciliğinin temelini oluşturmuştur.1894 yılında Natal Hint Kongresi’ni kurarak Hintli topluluğunu ortak bir siyasi çatı altında toplamış ve Hintlilerin yaşadığı ırkçı muamele ve ayrımcılığa,sosyal eşitsizliklere dikkatleri çekmeyi başarmıştır.

1915 yılında Güney Afrika’dan Hindistan’a dönen Gandi, burada kendisini destekleyenlerle birlikte bir aşram kurmuştur. Kötü yaşam koşulları altında olan köylerin temizlenmesine, buralarda okul ve hastaneler kurulmasına öncülük etmiş ve köy liderlerini desteklemiştir.Tüm bunların sonucunda polis,huzursuzluk çıkardığı gerekçesiyle Gandi’yi tutuklamış fakat halkın protestoları sonucunda mahkeme Gandi’yi serbest bırakmıştır.Yoksul köylülere yardım edilmesi, kıtlık bitene kadar vergilerin kaldırılması gibi konularda hükumetle anlaşma imzalamıştır.Halkın sevgisini ve güvenini kazanan Gandi’ye insanlar baba anlamına gelen ”Bapu” ve yüce ruh anlamına gelen ”mahatma”demeye başlamışlar ve böylece Gandi’nin ünü tüm ülkeye yayılmıştır. Tüm yaşantısını ezilen sınıfın çıkarlarına hizmet etmeye,sosyal adaleti sağlayıp ırkçılık ve sınıfsal ayrımı reddetmeye,özgürlük mücadelesine adayan Gandi, 30 Ocak 1948’de Yeni Delhi’de Hindu bir radikal olan suikastçı Nathuram Godse tarafından vurularak öldürülmüştür. Ölümünden sonra külleri kaplara konarak,anma törenleri için Hindistan’ın çeşitli bölgelerine gönderilmiştir.

MAHATMA GANDİ İLKELERİ


SATYAGRAHA FELSEFESİ VEYA PASİF DİRENİŞ

Gandhi Hayatını Satya (Doğruluk)’yı bulmaya adamış, kendi hatalarından yola çıkarak deneyler yapmıştır. İnançlarını ”Doğruluk Tanrı’dır” olarak özetlemiştir. Yapılan zulümlere karşı şiddete başvurmadan doğruluk esas alınarak yapılan pasif direniş olarak adlandırılan bu hareket Hindistan dini tarihinde çok eski bir yere sahiptir fakat bu düşünceyi ciddi anlamda siyaset boyutunda ilk uygulayan Gandi’dir.

Gandhi tarafından kullanılan Satyagraha Felsefesi veya Pasif Direniş yöntemlerinin bazıları şunlardır.

Henry David Thoreau’nun literatüre kazandırdığı sivil itaatsizlik, 1900’lü yıllarda Mohandas K. Gandhi tarafından geliştirilerek baskıcı yönetime karşı uygulanan son derece etkili bir yönteme dönüşmüştür. Gandhi’nin sivil itaatsizlik felsefesine katkısı, itaatsizliğin eyleme dönüşme yöntemini hedef alan “pasif direniş” anlayışı ile gerçekleşmiştir. Gandhi pasif direnişi, geliştirdiği “satyagraha”* felsefesine dayanarak, kendileri bizzat şiddet kullanmasalar bile şiddete maruz kalma riskini göze alabilen toplulukların gösterdiği mücadele şekli olarak tanımlamıştır. Pasif direnişi bir hayat felsefesi olarak benimseyen Gandhi, bu eylemi yaşamı boyunca çeşitli şekillerde hayata geçirmiştir.

Gandhi tarafından kullanılan pasif direniş yöntemlerinin bazıları şunlardır. 

Gandhi, Güney Afrika’da avukatlık yaptığı gençlik yıllarında, Hintli göçmenlere hayatı zindan eden Güney Afrika hükümetine karşı enteresan bir pasif direniş hareketini ortaya koymuştur. Güney Afrika hükümeti, Asyalı göçmenlerin sınırdan izinsiz girmesini yasaklayan ve bunu hapisle cezalandıran bir kanunu uygulamaya başlamıştı. (O dönemde sınır geçişlerinde pasaport kullanımı söz konusu değildi). Gandhi, binlerce taraftarını sınırı kasten ve büyük kitleler halinde geçmek için teşvik etti. Taraftarları kasten Güney Afrika topraklarını terkediyor ve sonra izin almadan içeri giriyorlar ve bu yüzden hapse atılıyorlardı. Sayısız insanın bu suretle yaptığı sınır ihlali yüzünden öyle bir an geldi ki, Güney Afrika hükümeti mahkumları üst üste doldurmasına rağmen, insanları hapsedecek hapishane bulamaz hale geldi. Çaresiz kalan hükümet sonunda pes ederek, sınır ihlalini hapisle cezalandırma kanununu iptal etmek zorunda kaldı.

Gandhi’nin Güney Afrika’da uyguladığı yöntemin etkinliği konusundaki söylentiler kısa sürede Hindistan’ın dört bir köşesine yayıldı. Gandhi, ülkesinden gelen karşı konulmaz istek doğrultusunda, hareketi yönlendirmek üzere Hindistan’a döndü. O dönemde Hindistan’ı istila etmiş İngiliz yönetimi, kazançlı bir tekel oluşturmak amacıyla tuz yapımını yasaklayınca, Gandhi ardındakileri deniz kıyısına götürdü ve bir tas dolusu deniz suyunu buharlaştırma yoluyla tuz üretti ve yasayı simgesel olarak çiğnedi. Bunun üzerine tam da umduğu gibi tutuklandı ve hapse atıldı. Ancak İngiliz yönetimi bu tutumun sorunu çözmediğini görmekte gecikmedi. Yurttaşlarının gözünde Gandhi, onlar uğruna mücadeleden asla yılmayan biriydi ve binlerce kişi harekete katılarak Gandhi’nin yaptığı eylemi tekrarladı ve İngiliz yönetimi Gandhi’yi serbest bırakmak zorunda kaldı. İngiliz yönetiminin bu tutumu otoritesinin zayıfladığının bir kanıtı haline geldi ve kamuoyu yasayı kaldırması yönünde yönetimi zorlamaya başladı. Bunun ardından Gandhi, eylemini haksızlık dolu diğer yasalara yöneltti ve Gandhi’nin önderliğinde Thoreau’nun sivil itaatsizlik yöntemini kullanan Hindistan, 1945 yılında bağımsızlığına kavuştu.

Gandi’nin önderliğinde birçok haksız yasa geri çekildi.

Mahatma Gandi tüm dünyada tanınan bir insan hakları savunucusu örneği haline geldi. Gandi'ye göre tüm çatışmaları kaybedip sonunda yine de savaşı kazanmak mümkündü. Zaman zaman yalnızca Hintlilerin hakları için mücadele etmekle suçlanmış olsa bile, 11 Eylül 1906'da, Johannesburg'da bir tiyatroda başlayan direniş bir çok lidere ilham kaynağı oldu. Nelson Mandela bu düşünce tarzını Güney Afrika’daki ırkçı Apartheid rejimini sona erdirmek için kullandı. Gandi aynı şekilde ABD’de beyazların ırk ayrımcılığına karşı savaşan pek çok siyahi lidere de ilham kaynağı oldu. Bunlar arasında en önemlisi olan Martin Luther King de onun ilkelerinden etkilendiğini açıkladı.


ETYEMEZLİK


Annesinin dindarlığı sebebiyle tanıştığı etyemezlik, daha sonraları araştırmaları sonucunda benimsediği hayat felsefesine dönüşmüştür.Ona göre etyemez beslenme,hem insan vücuduna faydalı hem de çok düşük gelir seviyesine sahip olan Hindistan’da, ekonomik bir amaca hizmet etmektedir.

BRAHMAÇARYA


16 yaşında iken babası hastalanmış ve Gandi tüm hastalığı boyunca babasının başında olmuştur. Bir gece amcası Gandi’ye dinlenmesi gerektiğini söylemiş ve onun yerine geçmiştir. Odasına geçen Gandi, bedeni isteklerine engel olamamış ve karısıyla birlikte olmuştur. Kısa bir süre sonra hizmetçiden babasının az önce öldüğünü öğrenen Gandi, büyük bir suçluluk ve utanç duyarak, 36 yaşında cinsellikten vazgeçmiştir. Ona göre Brahmaçarya,”duyguların düşünce, söz ve eylemde kontrolü”anlamını taşımış ve sevmeyi öğrenmenin kişisel zorunluluğunu hissetmiştir.

SADELİK


Batı tarzı yaşam stilini bırakmış,gereksiz harcamalarını keserek sade bir yaşam biçimini benimsemiştir.

İNANÇ


Hindu olarak doğup öyle yaşamıştır. Budizmi, Hinduizmi, Hristiyanlığı ve İslamiyeti incelemiş ve bu konularda sayısız kitap okumuştur.Tüm dinlerin eşit olduğuna inanmış; Hinduizmin ruhunu arındırdığını, kendisini huzura kavuşturduğunu savunmuştur.

GANDHİ'NİN HAYATA CEVAPLARI




Bu yazı, gandhi kimdir kısaca, mahatma gandhi kimdir kısaca, mahatma gandhi hayatı kısaca, gandhi neler yaptı, gandhinin liderliği, mahatma gandhi liderlik özellikleri, gandhi sözleri ile ilgilidir.

0 YORUM:

Yorum Gönderme