6 Ağustos 2018

TEVFİZNAME- MEVLA GÖRELİM NEYLER


(1703-1772)

İbrahim Hakkı Kimdir? Kısaca Hayatı Eserleri

İbrahim Hakkı; 1703 yılında Erzurum’un Hasankale kazasında doğmuş, ilim ve tasavvuf çevresinde, ilâhî aşk terbiyesi içinde yetişmiş, Erzurum’da okumuş, mensup olduğu medeniyetin dillerini ve ilimlerini, derin bir vukufiyetle bu çevrede öğrenmiştir.

Kayınbabası ve şeyhi olan İsmâil Fakirullah’ın Siirt’in Tillo köyünde bulunan dergâhına yerleşerek onun yerine şeyh olmuş ve 1772’de Tillo’da ölmüştür.

Tevfizname - Mevla Görelim Neyler

Hak şerleri hayreyler
Zannetme ki gayreyler
Ârif onu seyreyler
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler


Sen hakk’a tevekkül kıl
Tefviz et ve rahat bul
Sabreyle ve razı ol
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.

Kalbin ona berk eyle
Tedbirini terk eyle
Takdirini derk eyle
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.

Hallak-ı rahim o’dur
Rezzak-ı kerim o’dur
Fa’al-ı hakim o’dur
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.

Bil kadıy-ı hacatı
Kıl o’na münacatı
Terk eyle muradatı
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler

Bir işi murad etme
Olduysa inad etme
Haktandır o reddetme
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.

Hakk’ın olacak işler
Boştur gam-u teşvişler
O hikmetini işler
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.

Hep işleri faiktir
Birbirine layıktır
Neylerse muvafıktır
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.

Dilden gamı dûr eyle
Rabbinle huzur eyle
Tefviz-i umur eyle
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.

Sen adli zulüm sanma
Teslim ol oda yanma
Sabret sakın usanma
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.

Deme şu niçin şöyle
Yerincedir ol öyle
Bak sonuna sabreyle
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.

Hiç kimseye hor bakma
İncitme, gönül yıkma
Sen nefsine yan çıkma
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.

Mü’min işi renk olmaz
Âkil huyu cenk olmaz
Ârif dili tenk olmaz
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.

Hoş sabr-ı cemilimdir
Takdir kefilimdir
Allah ki vekilimdir
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.

Her dilde o’nun adı
Her canda o’nun yadı
Her kuladır imdadı
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.

Naçar kalacak yerde
Nagâh açar o perde
Derman eder ol derde
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.

Her kuluna her anda
Kâh kahr-u kâh ihsanda
Her anda o bir şanda
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.

Kâh mu’ti-u kâh mani’
Kâh darr-u kâh nafi’
Kâh hafız-u kâh rafi’
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler

Kâh abdin eder ârif
Kâh eymen-ü kâh haif
Her kalbi o’dur sarif
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.

Kâh kalbini boş eyler
Kâh halkını hoş eyler
Kâh aşkına dûş eyler
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.

Kâh sade-ü kâh rengîn
Kâh tab’ın eder sengîn
Kâh hırem-ü kâh gamgîn
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.

Az ye, az uyu, az iç
Ten mezbelesinden geç
Dil gülşenine gel göç
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.

Bu nas ile yorulma
Nefsinle dahi kalma
Kalbinden ırak olma
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.

Geçmişle geri kalma
Müstakbele hem dalma
Hâl ile dahi olma
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.

Her daim o’nu zikreyle
Zeyrekliği koy şöyle
Hayran-ı hak ol şöyle
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.

Gel hayrete dal bir yol
Kendin unut o’nu bul
Koy gafleti hazır ol
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.

Her sözde nasihat var
Her nesnede zinet var
Her işte ganimet var
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.

Hep remz-ü işarettir
Hep gamz-ü beşarettir
Hep ayn-ı inayettir
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.

Her söyleyeni dinle
Ol söyleteni anla
Hoş eyle kabul canla
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.

Bil elsine-i halkı
Aklam-ı hak ey hakkı
Öğren edeb ve hulku
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.

Vallahi güzel etmiş
Billahi güzel etmiş
Tallahi güzel etmiş
Allah görelim netmiş
Netmişse güzel etmiş.



İbrahim Hakkı hazretlerinin Tefviznâme'ye benzeyen bir şiiri daha vardır. SÖZ TUT! adıyla meşhur bir şiirdir.

SÖZ TUT!!!

Gel ey ruh-i revan söz tut 
Nefs-i candır inan söz tut 
Odur nutku beyan söz tut 
Heman söz tut. heman söz tut

Teveccüh kıl, hidayet bul 
Tevekkül kıl, himayet bul 
Ve teslim ol. inayet bul 
Heman söz tut, heman söz tut

Her emr-i Hakk'a hurmet kıl 
Ve cümle halka şefkat kıl 
Bir iş emr etme hizmet kıl 
Heman söz tut, heman söz tut

Kelamında demiş Allah 
Hadisinde Habibullah 
Muti' ol, söyle Eyvallah 
Heman söz tut. heman söz tut

Havatır farkına hoş yet 
Vesavis nev'ini nefy et 
Pes İlahın sözünce git 
Heman söz tut, heman söz tut

O söz kim, Hakk'a layıkdır 
Dahi akla muvafıkdır 
O nutku tut ki, fayıkdır 
Heman söz tut, heman söz tut

Eğer tenha kalırsan hoş 
Huzur-i Hak bulursun hoş 
Çü halk içre olursun hoş 
Heman söz tut, heman söz tut

Ve ger ülfet bulam dersen 
Güzel huylu olam dersen 
Ve hizmetler kılam dersen 
Heman söz tut, heman söz tut

Çü, söz tutmakdır devlet 
Saadet-i izzet ü rağbet 
Ve rahat-i nimet ü lezzet 
Heman söz tut, heman söz tut

Kimin tutsan sözün asan 
Sever seni candan asan 
Sevil, sev Hak içün ey can 
Heman söz tut, heman söz tut

Heman söz dinle, kâm alma 
Bu tedbirinle sen kalma 
Güzel pendi, yere salma 
Heman söz tut. heman söz tut

Sakın bir şey murad etme 
Ne olduysa inad etme 
Kabul et, aksine gitme 
Heman söz tut, heman söz tut

Güzel söz tut, muhabbet bul 
Mülayim söyle re'fet bul 
Gönüller yap meveddet bul 
Heman söz tut, heman söz tut

Ulümi, gönderen sözdür 
Kulüba indiren sözdür 
Gönüller dönderen sözdür 
Heman söz tut, heman söz tut

Derün-i dilde candır söz 
Ve canlara revandır söz 
Nihan fikr ü ayandır söz 
Heman söz tut, heman söz tut

Söz, insanın özüdür bil 
Odur mevlud-i can ü dil 
Anı redd etme ey mukbil 
Heman söz tut. heman söz tut

Kalemdir dil, yazan Hak'dır 
Edep,söz tutmak ancakdır 
Sözün şanı tutulmakdır 
Heman söz tut, heman söz tut

Kamuyu söyleden birdir 
Bu dillerden, O muhbirdir 
Habir ol kim. bu bir sırdır 
Heman söz tut, heman söz tut

Bu söz kim istişarettir 
Sana Hakk'ı işarettir 
Söz anlarsan, beşarettir 
Heman söz tut, heman söz tut.

MEVLA GÖRELİM NEYLERNEYLERSE GÜZEL EYLER
Ferahlık, huzur, iman bahşeden güzel Türkçeli mısraları, Erzurumlu eşsiz Türk -İslâm düşünürü İbrahim Hakkı hazretlerinden aldım. Zaten pek çoğu dillerde gezen bu şiirin tamamı, bu büyük Veli'nin MARİFETNAME adlı, çağları aşmış değerdeki ünlü kitabında bulunmaktadır.

Şiirin adı "Tefviznâme"(işlerimizi güvendiğimiz Allaha ısmarladık) olup, 31 beşli (bent)'den ibarettir. Bu ruh sağlığı verici şiiri özümseyerek okuduğunuzda İlâhi bir şifa verici ve tedavi edici olduğunu görürsünüz. İbrahim Hakkı Hz'nin yalnız tasavvufi ve İslâmî derinlikte değil, aynı zamanda astronomi, tıb, coğrafya, fizik, kimya, matematik, felsefe, psikoloji vs. de, cihanı kuşatacak genişlikte ve çoğu hâlâ taze olan bilgi ve görüşlerini içine alan MARİFET-NAME adlı ilim, tefekkür sanat kitabı zihin ve gönül kurtarıcı bir eser olarak tavsiye edilebilir.

Tefviznâme, büyük kurtuluş un ruh ferahlığının ve mutlu iyimserliğin hem yollarını gösteren, hem de seçilen kelimeler, mısralarla onu bize telkin eden, berrak Türkçeli benzersiz bir şiirdir. Ancak, bu iyimserlik ve yüce umut, iman ve tasavvuf şevki ve Allah'a mutlak şekilde bağlanıp güvenmekten doğacak İslâm ve Kaza ve Kadere inanmanın iyimserliğidir. Bazı Amerikan kitaplarında görüldüğü gibi, "Fayda ile kurnazlık ve insan kandırıcı politika" ile hiçbir ilişiği yoktur.

1- Allah, şerleri hayra (kötülükleri iyiliğe) çevirir. Başka bir-şey yapacağını sanma. Bilgili ve olgun insanlar, hiç telâşa ve üzüntüye kapılmadan onun bu mucizesini seyrederler. Çünkü Mevlâ, "Neylerse güzel eyler".

2- Bir şeyi, aşırı hırsla isteme. Başına gelen bir şeye de karşı çıkma, çünkü o Allah'tandır.

3- Başına gelen ve senin istemediğin şey dahi Allah’ın adaletidir; onu zulüm sanma. Ona tevekkül et, başını üzüntü ateşine (od’a) yakma..

4- Niçin şöyle böyle oldu diye vesveseyi bırak, Allah’ın takdiri mutlak iyidir, usanç getirme, sonunu bekle.

5- Kendi nefsine yan çıkarak (kendini büyük görerek, çıkarına zevkine kapılarak) başkalarını hor görme. Gönül kırma.

6- Mü'min (inanmış, imanlı) kimsenin işinde hile (renk) olmaz. Akıllı davranan kimse cenk (kavga) etmez. Olgun (ârif) kimsenin gönlü (dil) daralmaz (tenk olmaz) geniş ve ferahtır.

7- Her dilde Allah’ın adı ve her canda (ruhta) O'nun hatırası, anılması vardır. Allah, hiç ayırt etmeksizin her kulunun yardımcısıdır.

8- insanın çaresiz (nâçar) kaldım sandığı yerde, ansızın (nâgâh) bir perde açılır; her derdin dermanı gelir.

9- Geçmişe kapılıp geri kalma; gelecekte ne olacağım diye tasalanma; içinde bulunduğun zamana (hal'e) da fazla bağlanma.

10- Daima Allah’ı an (zikret, söyle). Kurnazlığı, açıkgözlülüğü (zikreklik, zeyreklik) bir tarafa bırak.

11- Gel, bir yol Tanrı hayranlığına dal da kendini (nefsini) unut O’nu bul. Yanılmayı bırak, O'nun getireceği lütuflara hazır ol.

12- Dinlemesini bilirsen, dünyada her söz bir öğüttür; yeryüzünde çirkin yok; her nesne süslü, güzeldir. Tutacağın her işte, başına gelen her şey de kazanç (ganimet) vardır.

13- Bu son bentle, adeta çocuklaşan, hayranlığın coşkun yeminleri ile "Allah'ın her işinin güzel" olduğu anlatılmaktadır.

Açıklamaları İbrahim Hakkı Hz.nin sözüyle tamamlamak için, yine Marifetnâme’den, bu şiirin yorumu olan bazı cümleler sunuyorum:

"Allah’ın, dilediğini yapmaya kadir olduğuna ve senin halini her an görüp bildiğine ve sana takdir ve vadettiğini mutlaka yapacağına inanır ve güvenirsen, kalbin tatmin olur, rahat ve selâmete erersin... O halde ona tevekkül et, kalbini kuruntular ile doldurma... Çünkü "bu böyle, şu şöyle" dediğin anda birden her şey çıkar ve düşündüğünün tamamen aksi olur. Zira senin düşündüğün değil, Allah'ın dediği olur. O zaman nefsine dersin ki:

-Allah’ın bize takdir ettiklerinde isabet vardır. Çünkü o güçlüdür, gücünün sınırı yoktur. Hâkimdir, hikmeti hesaba gelmez. Acıyandır, merhametinin sonu yoktur.
Bu vasıfları olan Cenabı Hakk'a güvenmek, elbette en akıllı, en hayırlı bir harekettir. Sana bir musibet ve bela geldiğinde kalbini, nefsini tutabilirsen, telaş ve heyecandan kurtulur, isyan ve şikâyetten arınır, rahat ve selâmete kavuşursun. Musibetin ( büyük sıkıntının) ilk zamanlarına dayanabilirsen, onun karanlık bulutu dağılır, gün doğar ve muradına erersin.

Bu sabır ve katlanmanın sevabı da büyüktür. Allah’ın takdir ettiği her şeyi kendin için hayırlı, faydalı bil. Bu duygu ile nice zevk ve lezzetleri alırsın. Kazaya razı olmadıkça, Allah'ın rıza ve sevgisini kazanamazsın. Sana dünyayı daralttığı zaman şikâyetçi olma, bil ki onda senin için hayır vardır."


Erzurumlu İbrahim Hakkı Şiirleri



Hakkı gel sırrını eyleme

Hakkı gel sırrını eyleme zahir,
Olmak ister isen bu yolda mahir,
Harabat ehlini hor görme şakir,
Defineye malik viraneler var.

Gecelerde

Ey dide nedir uyku gel uyan gecelerde
Kevkeplerin et seyrini seyran gecelerde

Bak heyet-i alemde bu hikmetleri seyret
Bul saniini ol ana hayran gecelerde

Çün gündüz olursun nice ağyar ile gafil
Koy gafleti dildardan utan gecelerde

Gafletle uyumak ne reva abd-ı hakıra
Şefkatle nida eyliye Rahman gecelerde

Cümle geceyi uyuma Kayyumu seversen
Ta Hay olasın hay ile ey can gecelerde

Aşıklar uyumaz gece hem sen uyuma kim
Gönlün gözüne görüne ey can gecelerde

Dil beyt-i Hüdadır anı pak eyle sivadan
Kasrına nüzül eyler o sultan gecelerde

Az ye az uyu hayrete var fani ol andan
Bul canı beka ol ana mihman gecelerde

Allah için ol halka mukarın gece gündüz
Ey Hakkı nihan-ı aşk ödine yan gecelerde


Merhaba Ey Aşk-i Baki

Merhaba ey aşk-i baki merhaba
Pür vefasın, pür vefasın, pür vefa

Gel salın gönlümde ey can-i cihan
Dil-rübasın, dil-rübasın, dil-rüba

Çarh-i dilde mihr ü mahımsın benim
Mehlikasın. mehlikasın, mehlika

Ol Ahir yar-i ğarımsın benim
Can-fezasın, can-fezasm, can-feza

Mübteda-yi cümle eşyaya ayan
Müntehasın, müntehasın, münteha

Senden oldu har,gül,hem hak, zer
Kimyasın, kimyasın, kimya

Vasıl eylersin kulu Mevlasına
Reh-nümasın, reh-nümasin, reh-nüma

Halktan bigane olmuş aşıkına
Aşinasın, aşinasın. aşina

Hakkı, Hakk'dan gafil olmazsın müdam
Pür-safasın, pür-safasın, pür-safa


Arzum Benim

Efendim Gül Yüzlü Dosta Ermektir Arzum Benim 
El Bağlatıp Divanında Durmaktır Arzum Benim

Kendi Bilir Ben Bilirim Yoluna Baş Koymuşum 
Lütfederse Cemalini Görmektir Arzum Benim

Sıyırıp Sırtımdan Atsam İkilik Gömleğini 
Kaldırıpta Yerden Yere Vurmaktır Arzum Benim

Bir Kez Yolum Uğrasaydı Erenler Meclisine 
Sıdkile Huzurda Boyun Burmaktır Arzum Benim

Sinemi Sardı Çürüttü Gafletin Mikropları
Bu Müzmin İllete Şifa Sormaktır Arzum Benim

Kürrdeki Desen Desen Beşeri Alem İçin 
Cümlesine Bir Fakülte Kurmaktır Arzum Benim

Ruhaniyim Hıfseyledim Yazısız Kitabı Ben 
Bin Satırdan Bir Noktaya Varmaktır Arzum Benim


İlahi 

Aceb aşk ü aceb aşk, ne deryadır İlahi 
Güzeldir ne güzeldir, ne ra'nadır İlahi

Aceb bade-i hamra, aceb hüsn-i dil-ara 
Aceb bahr-i musaffa, ne ma'nadır İlahi

Aceb nefh ü aceb sur; aceb nar ü aceb nur 
Aceb nazır ü manzur, ne zîbadır İlahi

Aceb şûr ü aceb şevk, aceb vecd ü aceb zevk 
Bizi hüsne eder sevk, ne ğavğadır İlahi

Aceb şive, aceb sübül. aceb zülf ü aceb leyl 
Aceb aşk ü aceb meyl, ne sevdadır İlahi

Aceb mâh ü aceb şâh, odur her dile hem-râh 
Aceb arif-i agah, ne dânâdır İlahi

Aceb Hakkı aceb şan, aceb ruh ü aceb zeyn 
Aceb aşk ü aceb ayn, ne a'ladır İlahi


Bitlis

Hudanın Cennetidir şehr-i Bitlis, 
Cihanın ziynetidir şehr-i Bitlis 
Gönüller minnetidir şehr-i Bitlis 
Ki dünya Cennetidir şehr-i Bitlis

Bu şehrin bahçelerdir solu, sağı 
Çü aynı akar sel sebil bulağı 
Müzeyyendir bulakta her sokağı 
Ki dünya Cennetidir şehr-i Bitlis

Müşerreftir bu camilerle Bitlis 
Bu Gökmeydan da hoştur cay-ı tedris 
Eder talipleri her ilme te sis 
Bu dünya cennetidir şehr-i Bitlis

Bunun hamamlarıdır germü pür nur 
Tecerrüd ehlin eyler pâk-ü mesrur 
Derunudur peri rularla mamur 
Bu dünya Cennetidir şehr-i Bitlis

Ne varsa ahirette bunda hem var 
Bu şehr olmuş misali Cennet ey yar 
Kusur-u huri vü enhâr-u eşcar 
Bu dünya Cennetidir şehr-i Bitlis

Gel ey Hakkı, bu şehrin kadrini bil 
Ki madem bundasın, zevk-u sefa kıl 
Heman ol bunda üns-i Hakka mail 
Ki dünya Cennetidir şehr-i Bitlis


Söz Tut

Gel ey ruh-i revan söz tut 
Nefs-i candır inan söz tut 
Odur nutku beyan söz tut 
Heman söz tut. heman söz tut

Teveccüh kıl, hidayet bul 
Tevekkül kıl, himayet bul 
Ve teslim ol. inayet bul 
Heman söz tut, heman söz tut

Her emr-i Hakk'a hurmet kıl 
Ve cümle halka şefkat kıl 
Bir iş emr etme hizmet kıl 
Heman söz tut, heman söz tut

Kelamında demiş Allah 
Hadisinde Habibullah 
Muti' ol, söyle Eyvallah 
Heman söz tut. heman söz tut

Havatır farkına hoş yet 
Vesavis nev'ini nefy et 
Pes İlahın sözünce git 
Heman söz tut, heman söz tut

O söz kim, Hakk'a layıkdır 
Dahi akla muvafıkdır 
O nutku tut ki, fayıkdır 
Heman söz tut, heman söz tut

Eğer tenha kalırsan hoş 
Huzur-i Hak bulursun hoş 
Çü halk içre olursun hoş 
Heman söz tut, heman söz tut

Ve ger ülfet bulam dersen 
Güzel huylu olam dersen 
Ve hizmetler kılam dersen 
Heman söz tut, heman söz tut

Çü, söz tutmakdır devlet 
Saadet-i izzet ü rağbet 
Ve rahat-i nimet ü lezzet 
Heman söz tut, heman söz tut

Kimin tutsan sözün asan 
Sever seni candan asan 
Sevil, sev Hak içün ey can 
Heman söz tut, heman söz tut

Heman söz dinle, kâm alma 
Bu tedbirinle sen kalma 
Güzel pendi, yere salma 
Heman söz tut. heman söz tut

Sakın bir şey murad etme 
Ne olduysa inad etme 
Kabul et, aksine gitme 
Heman söz tut, heman söz tut

Güzel söz tut, muhabbet bul 
Mülayim söyle re'fet bul 
Gönüller yap meveddet bul 
Heman söz tut, heman söz tut

Ulümi, gönderen sözdür 
Kulüba indiren sözdür 
Gönüller dönderen sözdür 
Heman söz tut, heman söz tut

Derün-i dilde candır söz 
Ve canlara revandır söz 
Nihan fikr ü ayandır söz 
Heman söz tut, heman söz tut

Söz, insanın özüdür bil 
Odur mevlud-i can ü dil 
Anı redd etme ey mukbil 
Heman söz tut. heman söz tut

Kalemdir dil, yazan Hak'dır 
Edep,söz tutmak ancakdır 
Sözün şanı tutulmakdır 
Heman söz tut, heman söz tut

Kamuyu söyleden birdir 
Bu dillerden, O muhbirdir 
Habir ol kim. bu bir sırdır 
Heman söz tut, heman söz tut

Bu söz kim istişarettir 
Sana Hakk'ı işarettir 
Söz anlarsan, beşarettir 
Heman söz tut, heman söz tut




Bu yazı, ibrahim hakkı hazretlerinden öğütler, ibrahim hakkı tefvizname, marifetname mevla görelim neyler, türk bilim adamlarının sözleri, marifetname şiirleri, erzurumlu ibrahim hakkı şiirleri ile ilgilidir.