24 Eylül 2017

ALTIN ÖĞÜTLER




 Ebü´l-Hayr Fârûkî (ra)'nin Öğütleri


Hindistan´ın büyük alimlerinden ve velîlerinden Ebü´l-Hayr Fârûkî (rahmetullahi aleyh) Delâil-i Hayrât´ın başına şu tavsiyeleri yazdı: 



Talebelere Tavsiyeler


Her talebe planlı ve proğramlı bir şekilde bu işleri zevkle yerine getirmelidir;

1- “Havanın ağarmaya başla­masından bir saat önce olan teheccüt, seher vaktinde uyanık olup, birkaç rekat namaz kılmalıdır. Sonra bir müddet Allahü teâlâyı zikretmeli, havanın ağar­maya başladığı vakitte ise sabah namazını kılmalıdır. 


2- Bun­dan sonra İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Mektûbât´ını, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî´nin Mesnevî´sini, İmâm-ı Gazâlî hazretlerinin İhyâu Ulûmid- dîn´ini, Molla Câmî´nin Nefehât´ını ve İmâm-ı Birgivî´nin Tarîkat-ı Muhammediye´sini mütâlaa etmeli­dir. Yemek yedikten sonra bir müddet kaylule yapmalıdır. 


3- Sonra bir mikdâr zi­kirle meşgul olmalı ve her gün en az altı sahife Kur´ân-ı kerîm okumalıdır.
****

Ebü´l-Hayr hazretleri sohbetlerinde sık sık şöyle nasihat ederdi: 

“Din bilgi­sini öğreniniz. Geliş gidişlerinizde, oturup kalkmalarınızda, kısaca her vakit, kalbinizi Allahü teâlâyı anmak ve hatırlamakla meşgul ediniz. Böylece dâimâ Allahü teâlâyı anma ve hatırlama hâli, melekesi hâsıl olur.”
“Tâatler, ibâdetler için çok gayretli olunuz. Kıymetli ömür sermâyesini zâyi etmeyiniz. Sıkıntı ve kederden kendinizi uzak tutunuz. Gıybetten ve yalan söy­lemekten çok sakınınız. Kötü huylardan sakınmakta çok gayret ediniz.”
**** 
“Hocasının huzûrunda sağa sola bakan, kalben hazır bulunmayan edepsizlik etmiş olur. 

Nefislerinin esiri olanlar ölüdürler. Kalb ehli ise diri­dirler. 


Ey Allah­´ın kulu! 



İnsanlara karşı mütevâzî ol. Kibirli ve inâd olma. Halka tevâzû ederek, başını önüne eğ. Fakir kimse gibi yürü. Emir gibi, ihtişamlı yürüme. 


Din bü­yüklerine hizmet et. Dünyâda nefsi ölen bir daha ölmez. 

Seher vakti kalkıp na­maz kılmakla, Kur´ân-ı kerîm ve istiğfâr okumakla meşgul olanlara ne mutlu. 
Zikirlerin en üstünü “Lâ ilâhe illal­lah” söylemektir.
“Ey aziz! 

Fırsat ganîmettir. Hadîs-i şerîfte; “Sonra yaparım diyenler helâk oldu.” buyruldu.
**** 
“Uzun emel, uzun arzular ile kıymetli vaktinizi zâyi etmeyiniz. 
Kötü düşün­celerden kalbinizi uzak tutunuz. Vesveselerden, boş düşünceler­den zihninizi temizleyiniz. 
Her gün belli bir vakitte Kur´ân-ı kerîm okuyu­nuz. İyilerin yolu budur. 
Dünyâ gam ve kederinde kalmak, eline dünyâlık geçmedi diye üzülmek, akıllıların işi değildir. Dünyâlık için üzülmekten ele ne geçer.
Zamânı iyi iş­lerde harcamak gerekir. Ticâret ve zirâat iyi işlerdendir. 
İhlâsla Allahü teâlâyı anmak en büyük nîmettir.”
****
“Her söylediğinizi kalp huzûru ile ihlâsla, Allahü teâlâ için söyleyiniz. 
Gafletten, Allahü teâlâyı unutmaktan, kötü ve bozuk ah­lâktan uzak durunuz.”
“Yabancı kadın, bid´at sâhibi ve fâsıkla berâber olmaktan çok sakı­nın.”
****
“Mânevî perdelerin, kalp gözünün açılması, herkese nasîb olmaz. Allahü teâlâ bunu dilediğine ihsân eder. Allahü teâlânın lütuf ve ihsânına kavuşma­dıkça, bu saâdet, pazu kuvveti ile ele geçmez.”
****
“Bir kimse ihlâsla, her şeyi Allahü teâlânın rızâsı için yapmakla, ona saâdet kapıları açılır. Bir zât, okuma yazma bilmezdi. Fakat Allahü teâlâ'ya ve Resûlullah efendimize o kadar âşık idi ki, bu hâli bütün bede­nine sirâyet etmişti. Okuma yazması olmadığı için Kur´ân-ı kerîmi oku­yamazdı, ancak Kur´ân-ı ke­rîme olan sevgisinden kıbleye doğru oturur, Kur´ân-ı kerîmi bir rahle üzerine koyar, her satırı parmağı ile okuyormuş gibi tâkib ederdi. Sonra sevgi ve ihlâsla; “Allah´ım! Ne hoş buyuruyor­sun.” derdi. Her gün belli vakitlerde öyle Kur´ân-ı kerîmle meşgul olurdu. Bir müddet sonra kendisinde yüksek haller meydana geldi ve murâdına kavuştu.”
****
“Ey oğlum! 

Temennîleri bırak. Gece gündüz dünyâ malı toplar, amel yapmazsan, hiçbir isteğine kavuşamazsın. Yalnız yaptıklarının meyve­sini bulursun. Gece gündüz dünyâ için çalışırsın, sonra da dindârların kavuştuğu derecelere kavuşmayı beklersin. Ne kadar uzak. İşin sonunda kurtuluş, sizin temennî ve ar­zûlarınıza bağlı değildir. Bilakis îmân ve amele bağlıdır. Kötü amel yapan her­kes onun cezâsını görür. Hiç kim­senin Allahü teâlâdan başka hakîkî yardımcısı yoktur. Îmân edip, iyi amel işleyenler Cennet´e girerler. Büyüklerimiz; Allahü teâlâdan ve sev­diklerinden başkasına tutulmuş olandan ne hayır beklenir.” Bu­yurmuş­lardır.


Not: Bu yazı,Ebü´l-Hayr Fârûkî sözleri ve öğütleri, Delâil-i Hayrât´tan tavsiyeler ve öğütler, büyük islam alimlerinden öğütler, büyük islam alimlerinden tavsiyeler, büyüklerden anlamlı sözler, önemli sözler ile ilgilidir.