16 Eylül 2017

HALİFE ÖMER BİN ABDULAZİZ'İN CUMA HUTBESİ




Ömer bin Abdülazîz hazretleri´nin son Cumâ hutbesi: 


Ey muhte­rem müslümanlar!

Şunu iyi biliniz ki, lüzumsuz bir hiç olarak yaratılmadığınız gibi, yaptı­ğınız işlerden de sorgu ve sorumsuz kalacak değilsiniz. Gelmiş ve nihâ­yete kadar ge­lecek insanların toplanacağı bir mahşer ve orada adâlet te­râzilerinin kurulacağı bir mahkeme vardır. Onun tek hâkimi, azamet ve kibriyâ sâhibi yüce Allah´tır. Âhiret korkunç bir gündür. Yürekleri parçala­yan, çocukları ihtiyar yapan, kişiyi kardeş, evlâd ve iyâlinden kaçıran, peygamberleri, melekleri titreten bir gündür. Cenâb-ı Hakk´ın celâl ve a- zametiyle tecellî edeceği o günde, kimde kuvvet ve tahammül kalır! Bu- nunla berâber Allah ın rahmetinden de ümid keserek hüs­râna düşme­yiniz.

Ey muhterem cemâat!

Muhakkak biliniz ki; mahşer gününde emniyet ve korkusuzluk, bu­günden o günü düşünüp de Allah tan korkan, küfür ve günahtan sakınan ve bu fânî âlemi bekâ âlemi olan âhirete üstün tutarak, şehvânî hislerinin esiri olmayanlar içindir. Bunun aksi harekette bulunanlar muhakkak al­danır. Hayat ve ömür sermâyesini haksızlık ve yolsuzluk arkasında tü­keten eli boş ve nedâmet, pişmanlık içinde kalır. Bugün; siz, sizden ön­cekilerin yerini tutuyorsunuz. Fakat elbette sizin de yerinizi tutacaklar var. Görüyorsunuz ki, gelenler durmuyor, gidenler geri dön­müyor. İster istemez gideceğimiz bu mahal, her şeye sâhib olan cenâb-ı Hakk ın hu­zûrudur.

Âhiret âlemine gidenleri her gün uğurluyor ve götürdüğünüz kabir­lerde kara toprak altında yataksız, yastıksız, tek ve tenha bırakıp dönü­yorsunuz. Ölümün acısını duyan o fânîlerin hâli ne kadar merhameti çe­ker ve ibrete değer. Tanı­madıkları bir âleme sefer etmişler, sevdiklerin­den ayrılmışlar. Gelip geçici emânet bir hayatın gaflet uykusundan uyanmışlar, ama iş işten geçmiş, telâfi imkânı elden çıkmış, naz ve nî­met içinde beslenmişlerken yatak ve yastıkları kuru toprak olmuş, terkettikleri dünyâ malından istifâdeleri yok. Yaptıkları incir çekirdeği ka­dar da olsa, bir hayrın imdâdını bekliyorlar. Düşünmeğe değer bu hâller­den ibret almaz mısınız

Ey muhterem cemâat!

Zannetmeyin ki, kendimde bir büyüklük gördüğüm için size böyle na­sîhat ediyorum. İçinizde belki benden daha ziyâde Allahü teâlânın rah­met ve magfiretine muhtaç kimse yoktur. Ben hem kendim, hem de sizin için rahmet ve magfiret diliyorum. Yüce Allah ın kitabını, Peygamberinin güzel ahlâkını ken­dinize örnek yapınız, ancak selâmet bundadır.

Buyur­duktan sonra gözyaşlarını tutamadı. Bu onun son hutbesiydi. Aynı za­manda evine de son gidişiydi.


Not: Bu yazı, en güzel cuma sözleri, güzel öğüt verici sözler, en güzel dini nasihatler, en güzel dini öğütler, Ömer bin Abdülazîz hazretleri´nin Cumâ hutbesi, dini nasihatlar sözler ile ilgilidir.