21 Eylül 2017

HİCRİ YILBAŞI VE HİCRET



Hicri Yılbaşı ve Hicret 

Hicri Yılbaşı; hicri takvime göre yılın ilk ayı olan Muharrem ayının ilk günüdür. Bu yıl yani Miladi 11 Eylül 2018  salı günü, Hicri 1440 yılının Muharrem ayının ilk gününe denk gelmektedir. Bu gün 1 Muharrem 1440 günüdür. Her yıl geriye doğru 10 gün çıkarmak suretiyle miladi takvime çevrilir. 


Müslümanlar için bir dönüm noktası olan ve tarihte yeni bir sayfa açan hicret, Hz. Ali’nin teklifiyle Hz. Ömer’in halifeliği döneminde hicrî takvimin başlangıcı sayılmıştır. 

Bilindiği gibi İslâm’ın yayılmaya başladığı Mekke döneminde Sevgili Peygamberimiz ve ilk Müslümanlar sürekli baskı ve işkencelere hedef oldular. 

Sosyal, ekonomik ve kültürel ambargoya maruz kaldılar. İlk Müslümanlar önce Habeşistan’a, sonra da Medine’ye hicret ettiler. Peygamber Efendimiz (s.a.s) ve ashâb-ı kirâm, doğup büyüdükleri ve çok sevdikleri şehirleri Mekke ve Kâbe’den ayrılmak durumunda kaldılar.



Hicret; onu bizzat tecrübe eden Hz Peygamberin ifade ettiği üzere çok çetin bir işti. Herkesin kolay hakkını veremeyeceği büyük bir fedakârlıktı. Müslümanlar sırf dinlerini özgürce yaşayabilmek uğruna her şeylerini Mekke’de bırakıp başka bir diyara göç etmişlerdi. Onlar ne rahat bir yaşam ne de hicret edilen yerin zenginliğinin peşindeydi. Onlardan razı olan Cenâb-ı Hak ise kendi yolunda yapılacak olan bu fedakârlığın karşılığını şöyle müjdelemekteydi.



وَمَنْ يُهَاجِرْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ يَجِدْ فِي الْاَرْضِ مُرَاغَماً كَث۪يراً وَسَعَةًۜ وَمَنْ يَخْرُجْ مِنْ بَيْتِه۪ مُهَاجِراً اِلَى اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ ثُمَّ يُدْرِكْهُ الْمَوْتُ فَقَدْ وَقَعَ اَجْرُهُ عَلَى اللّٰهِۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُوراً رَح۪يماً۟

"Allah yolunda hicret eden kimse yeryüzünde gidecek bir çok güzel yer ve bolluk (imkân) bulur. Kim Allah ve Resûlü uğrunda hicret ederek evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse artık onun mükâfatı Allah'a düşer. Allah da çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir."  (Nisâ; 100) 




İşte müminlerin imanlarıyla imtihan edildiği bu göç, İslâm’ın insanlığa ulaşmasına vesile olan en önemli olaydır. Bu nedenle Mekke’de geçen on üç yıldan sonra İslâm’ın geleceği açısından bir dönüm noktası olan hicret, Müslümanlar için yeni bir başlangıç olmuştur.  



Bununla birlikte hicret manevi boyutuyla da dinamik bir hadisedir. Bu yönüyle bugün bizim için de bir hicret söz konusudur. Fakat bu hicret sadece göç edecek yer ve yurt aramak değil; her durumda daha iyinin, daha güzelin daha doğrunun peşinde koşmak, İslâm’ı daha bir samimiyet içinde yaşamaya çalışmaktır. 



Hz. İbrahim’in dediği gibi;



فَاٰمَنَ لَهُ لُوطٌۢ وَقَالَ اِنّ۪ي مُهَاجِرٌ اِلٰى رَبّ۪يۜ اِنَّهُ هُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ


"Bunun üzerine Lût ona iman etti ve (İbrahim): Doğrusu ben Rabbim'e(emrettiği yere) hicret ediyorum. Şüphesiz O, mutlak güç ve hikmet sahibidir, dedi."  (Ankebût; 26) 



hepimiz Rabbimize hicret etmekteyiz.



Geçici olan bu dünyadan, ebedi olan gerçek âleme doğru göç etmekteyiz. Buradaki hicret, Sevgili Peygamberimizin buyurduğu gibi, Allah’ın yasaklarını terk etmektir.[Buhârî, İmân 4.]



Ne mutlu hicret edenlere!



Ne mutlu yüreklerinde hicret ruhunu taşıyanlara!



Bu vesile ile Hicri Yılbaşınızı kutlar, hicretin bereketi ile bereketlenmemizi temenni ederim.








Not: Bu yazı, hicri yılbaşı nedir 2018, hicret ne demek, hicri yılbaşı ve önemi, hicri yılbaşı ve hicret, hicret ile ilgili ayet ve hadisler, hicri yılbaşı hakkında bilgi, hicretin önemi kısaca ile ilgilidir.